Toprakların Ölümü

Gece, gölgelerin ardında umutları bırakıyor

Suskun bir yıldız ismini ışığıyla kirletiyor

Kimi sözlerin anlamını yitirdiği dünyalara başlayan göçler 

Hangi uydunun ölü ozanını dinliyor 

Başka bir dünya diyor

Başka bir hayat mümkün 

Sensiz geçen Güneşsiz günlerimin hastalığı üstümde

Çırpınıyor bir çocuk yaralı dizlerimde

Yaşlı bir kalbin buruk namesi sözlerinde

Sen diyor 

Değil miydin kanı döken insanoğlu 

Gamsız kederine

Bir kurşun sıkıp gitmek kolay senden 

Ama sensizlik ölü topraklarda doğmak gibi

Duygulara anlatmak söz

Ölmek kadar kolay olmuyor bu günlerde 

Sessiz sedasız bir türkü tutmuş umutlarım 

Unutmuş insanlık onca kan kaybından sonra öten sirenlerin bulaşıcı korkusunu 

Aşkın ve ölümün omuz omuza yarattığı bir gelecek 

Hangisi daha ağır basacak, basma kalıp kalplerde

Kanatsız bir bulutun ötmeyi unutmuş kuşu düşüyor zihinlerden göz yaşlarına 

Boğulmamak için son çırpınışlar aydınlık denizlerde 

Dalga dalga duyguların gelgitleri yüreklerde

Yosun tutmuş bir dünyanın çığlığı kulaklarda

Şimdilerin kimsesizlik feneri yanmadan 

Yolu bulmalı insanlık 

Yanlış ışık iyi midir doğru karanlıktan

Tan yeli esmedikçe tutsak olmuş düşünceler

Hangi duygunun boyunduruğu altında 

Susmuş artık tüm duygular, düşünceler 

Bu yüzyılın iktidarsız benlikleri fısıldıyor sokaklarda sessizce

Toprakların ölümü sarsıyor insanlığın ölümünü

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.