The dark side of the heart

Umutsuz ve hüzünlü hissedenler için bir gün, an an, dönem dönem, hislere dokunamıyoruz artık, sesler kısık, bağlanmış bir duvara bekliyor coşku dolu günler, bekliyoruz, gelmesi gereken gelecek evet, yaşanması gereken de yaşanılacak ve hayır isyanımız buna değil, isyanımız her şeye, kimi zaman kendimize bile, düzenin değişmesi gerek diyoruz ama o çarkta bir zinciriz, unutulması gerekenleri geride bırakamıyoruz, yanlışı doğruya katıp parça parça günümüze taşıyoruz, yeni bir yarını hayal ediyoruz, yarını yaşamaktan yarınları yaratmaktan söz ediyoruz bugünü elimizde tutamadığımız için, kendimizi kapana kısılmış hissediyoruz, aralamaya çalışıyoruz bazen bizi oraya sıkıştıran kapağı, hafifçe çeviriyoruz kafamızı sağa sola, bir şeyler görmeyi bekliyoruz, bu anı elimizde tutmamıza değecek bir şeyler. Basit şeylerin, sıradanlığın, alışılagelmişin dışında şeyler arıyoruz, alıp başımızı gitmekten söz ediyoruz-ki birisi bana gitmek diye bir şey yoktur demişti, belki de öyle- istediğimiz şekilde deneyimleyemediğimiz için bir hayatı yeniden başlamak istiyoruz, istediğimiz kadar nefesi alamadığımız için birileriyle keşke şimdi tek başıma olsaydım diyoruz, bir yandan da asıl korkumuzun anlaşılmamak, unutulmak, yalnız hissetmek olduğuna gözlerimizi yumuyoruz. Evet, iyi şeyler var heyecan verici şeyler var umut var hisler gerçek aşk var, yanılmıyoruz, o kadar uzak değil belki bize, hatta çoğu zaman sandığımızdan daha bile yakınımızda elimizi uzatsak sımsıkı tutacağını düşündüğümüz bir yerde -gerçi bu akvaryumda aksini düşünmek ne mümkün- ama hayır bugün konumuz aşk değil, hisleri haykırmak değil, fısıldamak, çekinmek biraz, biraz geride durmak, kendini kaptırmaktan korkmak veya farkına vardığında çoktan kaptırmış olmak, söylenilecek pek fazla bir şey de yok aslında, ben yalnızlıktan bahsediyorum, yalnız olmaktan, yalnız hissetmekten, yalnızlıktan korkmaktan, kaçmaktan, korkumuz uğruna yapılan hatalardan… evet insanın kimseye tahammülü olmadığı zamanlardayız, evet sabretmek zor, evet başımızı dünyanın neresine çevirsek ayrı bir yıkım ayrı bir kıyamet ve evet daha zor şimdi tutunmak.. görebilmek güzellikleri…

Ben göremiyorum.

Yalnızım zaman zaman ve kimi zaman da insanlardan kaçıyorum.

Ne aradığımı bilmiyorum.

İyi şeylere katlanamıyorum artık, sevinçlere, başarılara iyi bir şeye ulaşmak için çabalamaya, kendini yeniden keşfetmeye, yeni şeyler denemeye, yeni hobiler edinmeye belki yeni birileriyle tanışmaya kapattım kendimi, düşününce midem bulanıyor sadece.

Karamsarım ve ışık sisi dağıtmaya yetmiyor kalbimde.

  “Uzağa değil, usta

   Öteye hep öteye gitti;

   Yalnızlığı ondandır.” 

           Özdemir Asaf

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.