Ters Takla da Atalım mı?

işe alım illustrasyon

Merhaba arkadaşlar, uzun süredir yazamadım, açıkçası içimden pek yazmak da gelmiyor bu sıralar. Düşünüyorum, hani diyorlar ya herkes bir şeyler yazıyor artık diye eleştiriyorlar. Evet birileri bir şeyler yazıyor, birileri bir şeyleri düzeltmek için uğraşıyor ama ne fayda!!! Yine aynı tas aynı hamam gibi.  Sanki o kadar yazılan çizilen boşa gibi yoksa boşa mı kürek çekiyoruz sevgili dostlar? Tartışılanlara, yazılan çizilenlere rağmen neden hiç bir şey tam anlamıyla düzelmiyor, ve bizler bir şeyler öğrenip yenilenemiyoruz? Bence ilk başta bunu sormalıyız kendimize. 

Gelelim son zamanlarda kafama takmış olduğum soruna. İş ilanlarında beklenenler son derece moralimi bozmakta. Mesela size kendi yapmak isteğim meslekle ilgili kriterleri yazmak istiyorum geneli böyle. Şunu baştan belirteyim yazımı sakın tembellik olarak algılamayın, zaten okuyunca anlayacaksanız.

– Türkçe yazım kurallarına hakim, diksiyonu düzgün. (Bu normal bir istek pekala.)

-Özgün içerik üretecek, metin yazarlığı yapabilecek alanında uzman, sektörde en az bilmem kaç yıl deneyimli. (Deneyim iş verene göre değişiyor.)

-Kişisel haber yapabilecek, haberi düzenleyebilecek, fotoğraf çekebilecek, röportaj yapabilecek, röportajı eksiksiz çözebilen  vs. vs.)

-İyi derece ingilizce bilen. (Bu fix)

-Photosop programalarına hakim. Bunların başka çeşitleri de var hepsine hakim olmalısın. (Bu da demek oluyor ki hem muhabir. hem editör hem dizgi elemanı olmalısın:))

-Bir de bir çok iş ilanında gördüğüm “esnek çalışma saatlerine uyabilen.”

Geçelim başka bir iş alanına burda da yine

-Aktif araç kullanabilen,

-İyi derece ingilizce bilen,

-Sektörde bilmem kaç yıl çalışmış,

-Kurum içinde her şeyden haberdar olup, etkileşimi sağlayan, hem yöneticilik yapan hem raporlayan, müşteri bulan vs vs. 

Tabi ki işten kaçmıyoruz, bunları yapabiliriz peki, bunları yeni mezunlara kim öğretecek?

Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, ama artık üniversite mezunu gençler, ya kafelerde ya da mağazalarda ya de çeşitli yemek yeme zincirlerinde çalışıyor. 

İŞVEREN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYUYOR MU?

Peki bu yazdıklarım içinde hiç eğitim sürecine dair bir bilgi var mı yok. Yeni mezunlar tüm bunları nasıl öğrenecek? Photoshop ve diğer bütün programlar ücretli, ücretini verip eğitimini her ne kadar alsan da denemeden çalışmadan zaten öğrenilmesi zor. İşveren eleman yetiştirmekten ziyade, hazır öğrenmişini almaktan yana. Bunu zaten katıldığım bir program esnasında  bir işverenin ağzından kendi kulaklarımda duydum. Eleman yetiştirerek zaman harcamak istemiyorum dedi. 

Benim artık izleyeceğim yol şu şekilde olacak, çalıştırdığı işçisine sahip çıkan kurum gibi kurum. Bence herkes kendine çeki düzen vermeli. 2000 liralık asgari ücret için fazladan eleman almayıp bütün işi bir kaç kişinin omzuna yüklemek etik değil, ama doğru ya kim takar etiği. Neyse çok uzun oldu bu yazı ve unutmayın canımızı sokakta bulmadık.

Benden şimdilik bu kadar.

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları