Tecrübe ya da acı

İnsanin kendisini bulması olayları kabullenmesi kaç yaşına kadar sürer? İnsan mutlu olmanın yollarını neden önce mutsuz olmakla öder? Çiçekli yollara neden hep dikenli yollardan gidilir? Yeni bir başlangıç yapabilmenin yolu neden hep en dibe batmaktan geçer, bütün soruların cevabı hayatımızın hangi evresinde saklı. Bunu öğrenmenin en iyi yolu yine sorularımızın içinde saklı tüm bu seçenekleri yaşamadan bütün bunlarin cevabını alamayız yine birşey öğrenmek için başka birşey feda etmekten geçiyor bunun yolu. Hayata daha sağlam adımlar atmak için bağışıklık kazanmak için bolca hatalar yapar en dibe batarız fırtına dinince de elimizde kalanlara bakar tüm bunlarada tecrübe deriz, elimizde kalan ise bolca gözyaşı, kalp kırıklıkları, uyku hapları ve bir kac arabesk müzik.  Işte biz tüm bu kalanlara tecrübe deriz. Bence tecrube denilen şey hayatın bir kandirmacasi ağrı kesici gibi düşünün acıyı ortadan kaldırmaz, tamamen yok etmez ama bir süre uyuşturur ta ki, o acı aynı  yeniden belirene kadar.. sonrası mı? Sonrası felâket aynı şeylerin yansıması yalnızca acının alışılmış hali hepsi o kadar.. değişen ise olaylardaki karaktereler, mekan, iş, aşk, dostuklar aslına bakarsanız tema hep aynı. Bütün bunları şekillendiren de boş roldeki biziz evet ta kendimiz..

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.