Suç Kimde?

Suç Kimde?

Sevmek nedir ?

Geçici mi ?

Bir süre sonra etkisini kaybediyor mu?

Evlilikte ki sorun uzun  ilişkiden sonra gelinen son durak olması mı?

Bu tarz sorularla çelişip duruyorum bir süredir yani 5 aydır. Bence sevgiyi bir kalıba sokan insanlardır.Saygı olmazsa olmaz derler ya hah işte tam da bu söze inanmaya başlayanlardanım. Saygı olmayınca ne sevgi kalıyor ne bir şey. Bizi boşluğa iten, karamsarlığa sürükleyen, çevremizde ki insanlardan başka kimse değildir.  Artık bu çağda birbirine sevgi ve saygı gösteren insanların sayısı parmakla gösterilecek kadar az olmaya başladı. Peki bunun nedeni ne? İnsanlar artık bu kadar düşüncesiz ve bu kadar bencil olamazlar. Mutlaka bir sebep vardır. Düşünceler beni boğmaya başladı artık. Kısaca birkaç bir şeyden bahsetmek istiyorum. Tamam aslında çok yoğun geçen bir hayatım yok. Bir köpeğim, yoldaşım var, kitaplarım ve izlediğim film veya dizilerim var. Hayatım bunlarla sınırlı. Yani artık bunlarla tamamen kaplandım. Neden bilmiyorum. Hata nerde? Evlenmeden önce yemek başında yapılan sobetler, annemle sabah veya yatmadan içtiğimiz kahveler, sohbetler, kar yağdığında veya güneş açtığında Paşa’yı  gezmeye çıkartmalarımız, yada kendimize kahve yapıp kitaplarımızı almamız, canımız istediğinde dışarıya çıkıp bir şeyler yememiz, içmemiz, En önemlisi bir kitap veya dizi hakkında yapılan uzun soluklu tartışmalarımız nerde ?

Hepsi gitti evlenince tam anlamıyla boşluğun ortasında buldum kendimi. Kendi başıma kitap okuyorum, kendi başıma dizi izliyorum, kendi başıma Paşayla gezmelere çıkıyorum. Onun ise maçı var, pazartesi izlediği sabit bir dizisi ve telefon bağımlılığı. Paşayı akşamları dışarı çıkartmak eziyet geliyor ona zaten ilgilenmiyor da. Ailesi var bir şey olduğunda danışıp fikir aldığı. Evlenince böylemi olması gerekiyordu peki? Akşam kahvelerimizi alıp dışarı çıkıp iki sohbet etmek bu kadar mı zor yani ?

Cevabı var tabiki yorgunum ama bu yorgunluk sadece bana özel.  Peki neden ? Evlenmenin karşılığı bu olmamalıydı. İnsanlar hayatın ve zamanın kıymetini bilmiyor. Oysa zamanımız kısa neler olabileceğini kimse bilemez. Hayatın tadını çıkartmak bu kadar zor olmamalı. Hayvanların, ağaçların, çiçeklerin, güneşin, insanların, sevginin, aşkın, mutluluğun farkına varıp ona göre yaşamalıyız. Hayat bunların tadına tam anlamıyla varamayacak kadar kısa. Birbirimizin Kıymetini bilmeliyiz, yeni yerler keşfedip mutluluğun doruklarına tırmanmalıyız. Ama sanırım artık benim bunları yapmam için geçti. O yüzden hayatınız ile ilgili karar verirken dikkatli düşünün. Beş yıldır tanıdığınızı sandığınız insanı aslında hiç tanımadığınız ortaya çıkıyor. Mutlu olmak bu kadar zor olmamalı.

okur

Yazar: Şehriban

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.