İYİ GÜNDE- KÖTÜ GÜNDE

Çok severim bu sözü. Son zamanlarda internette sıkça duyduğum bir söz de bana bunu hatırlattı. Diyorlar ki: Kötü günlerde çevrendeki insanların azaldığına üzülme. Gerçek dostun olsalardı yanında olurlardı. Yanında olanlar gerçek dostundur, kıymetini bil.

Bu söz bir anlamda “sevseydi gitmezdi” anlamında da yorumlanabilir bence. Sonuçta sizi gerçekten seven sevgili ya da dost, günün birinde “ben bu zamanlarında yanında olmam” diyerek çekip gitmez. Ya dostluk bitmiş ya da sevgi yitirilmiştir. (Ya da menfaat bitmiştir. –ki o zaman sevgi hiç olmamış demektir.)

Acaba insanlar zora katlanmak istemedikleri için mi evlenmek istemiyorlar? Sadece para varken, sadece keyifleri ve sağlıkları yerindeyken, sadece gezip tozup, keyif sürecekleri zamanlarda mı yanlarında karşı cinsi istiyorlar? İyi gün sevgisi mi bu insanlarınki?

İnsan kendi anne-babası ve kardeşiyle bile yeri geldiğinde anlaşamayıp ters düşüyor. Tabi ki bir ömrü birlikte geçirmek için söz verdiğiniz, uğruna şiirler, yazılar yazdığınız, geceleri onu düşünerek uykuya daldığınız – ya da uykusuz kaldığınız- zamanların insanı da kusursuz biri değil. Tabi ki siz de kusursuz insan değilsiniz. Kusurlu insanlar olduğunuzu kabul edin.  Herkesin her yeni günde değişebilecek ruh halleri olabilir. Hayatın bizlere yaşattığı olaylar ve karşımıza çıkardığı insanlar keyfimizi kaçırabilir. Her günümüz bir öncekine uymayabilir. Her gün sağlıklı da geçmez. Bazen bir baş ya da diş ağrısı bile insanın yüzünün asılmasına neden olur. Sırf o diş ağrısı yüzünden bize iyi niyetle yaklaşanları bile tersleyip, kızdığımız zamanlar olabilir. Bizim dışımızdaki olaylar bile bizleri çekilmez hale getirebilirken- ne kadar iyi insan olursak olalım, herkes her gün melek gibi olmayacağından- tartışmalar, zorluklar da yaşanacaktır.

Bireysel olarak yaşanan sıkıntılar, tatsızlıklar olabileceği gibi elbette iki kişinin uymadıkları noktalar, birlikte paylaştıkları hayatta da sorunlar olacaktır. Ama ne mutluluklar, ne hüzünler, ne acılar, ne keyifler sonsuza dek sürmeyeceği için bu yaşananlar da bir vakit geldiğinde atlatılacaktır. Kimse, diğerinden daha kusursuz ve üstün değil. Hepimiz insanız. Birimiz kadın birimiz erkek olsak da hepimizin bir hayatı, bir acıyan canı, bir ruhu, bir kanlı, kemikli gövdesi var. Kimse diğerinden üstün değil. Kusursuz olan melekler de değiliz.

Sorunlar da mutluluklar da yaşanıp bitecektir. Ama herkesin tek başına yaşadığı sorunları çift kişilik yaşamak, sorunların da el birliği ile kolayca atlatılabileceğine işaret etmez mi? Tabi öfkelenmeden, sakin bir şekilde iletişim kurup, sabırsız davranmamayı bilirsek zorluklar ve sorunlar da atlatılır bence. Kendi başımıza olunca yaşadığımız sıkıntılar yok mu? Birlikte de yaşananlar olacaktır. Önemli olan iyi günde ve kötü günde birbirine destek olmayı, paylaşmayı, iletişim kurmayı bilmek değil midir?

Konuş benimle… Konuş onunla. Konuşarak çözümlenmeyecek sorun yoktur.

yazar

Yazar: Dans Eden Kelimeler

Bale Sanatçısı, eğitmen, yönetmen Kağan Can Odabaşı ile onun eşi Editör, kitap ve gazete köşe yazarı Ayşegül Toker Odabaşı yaşadıklarını, yaşadıklarınızı, yaşadıklarımızı, hepimizi, yaşam denen sahnede karşımıza çıkanları kendi tecrübeleri ile burada sizinle paylaşmak istiyorlar. Bize katılır mısınız?

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.