Siz hiç hediyenizle tanıştınız mı ?

Bazen bazı insanlarla tanışırız ve bu insanlarla tanışmak hediye paketini açmak gibidir. İlk başta sıradan yolda bulduğumuz bir çanta gibidirler. Merak edip içini açtıkça, onun o renkli süslü kağıdını buluruz ve ondan etkileniriz. Sonra onu yırttığımızda karşımıza onun duvarları çıkar ama bunlar öyle sert engeller değillerdir. Bu duvarların anlamı o kişinin size savunmasını gösterdiğidir. Sizi geri püskürtmeden sizin ona yaklaşmanıza izin verir. Sonra siz o duvarlarda ellerinizi gezdirir bir kapı arasınız. O duvarları yıkmaya çalışarak değil de ellerinizi üzerinde dolaştırarak önce tüm kusurlarını, girintilerini çıkıntılarını öğrenmelisiniz o ruhun. Siz onun ruhuna dokundukça sanki o duvarlar yumuşar, eğilir bükülür, erir. Yavaş yavaş sınırlar silikleşir, duvarların yerini perdeler alır. Geriye son bir adım kalmıştır, o da uzanıp o perdeyi aralamak.

İşte tam o anda, insanın içini bir korku kaplar. Çünkü o an o insanın sizin için ne kadar değerli olduğunu anlarsınız ve her hareketinizde onu ürkütmekten, kaçırmaktan korkarsınız. Üstüne gitmekten yada geri çekilmekten korkarsınız. Çok güzel bir hediye aldığınızda onu kullanmaya kıyamamaya benzer bu. Ben aldığım hediyelerin paketlerini açmaya bile korkarım mesela, aldığım bardakları raflarıma dizerim, defterlerime yazmaya çekinirim. Paketlerini bile saklarım onların. Hatta bazen paketlerinin içinde saklarım. Kimse benim gördüğüm gibi görmesin, bilmesin isterim. Onlara o kadar değer veririm ki, sadece var olduklarını bilmek bile beni mutlu etmeye değer. Nasıl göründükleri, ne oldukları, nereden geldikleri çok da önemli değildir. Hatta bence en değerlileri kanatları kırık olanlardır.

İşte böyle insanlara denk gelmek çok zordur, hayatta çok az kez yolda bu hediyeleri buluruz, bunlar hayatın mucizesidir. Bu yeni filizlenen ama köklerini bu mucizeden alan çok güçlü bir bağdır. Bu kişiler sizler için herkes ve her şey olabilirler.

Yeni yıl yaklaşıyor ve hediyeler almak insanları mutlu etmek istiyoruz. Hediyeyi almaktan çok düşünmenin değerli olduğuna inanan biri olarak bu hediyeleri düşünüyorum. Hayatın bana verdikleri geliyor aklıma. Çok klişe olacak ama sanırım hiçbir hediye hayatın bize getirdiği bu hediyeler yani mucizeler kadar değerli değil. En büyük hediye aslında birbirimiziz. En büyük hediye güvenecek, kendini açabilecek, eğlenebilecek, öğrenebilecek, saygı duyacak birini bulmak. En büyük hediye konuşacak, değer verip değer görecek birini bulmak. En büyük hediye bu bağı kazanmak.

Ruh eşlerine inanmayan biri olarak, itiraf etmeliyim ki bazı insanlar bir şekilde bize gerçekten uyuyorlar. Sizi ne kadar tanığı, ne zamandan beri tanıdığı hiç önemli değil ama bir şekilde sizi bir yerlerden herkesten daha iyi tanıyor anlıyor ve biliyorlar. Kim bilir belki de eskilerin söylediği gibi, ruhlarımız biz dünyaya gelmeden çok önce tanışıyorlar.

Benim de yeni yıl için en büyük dileğim, çok nadir bulduğumuz ve her geçen gün kıymetini daha iyi anladığımız bu; sizi gerçekten tanıyacak, dinleyecek, anlayacak, değer verecek nadir insanları ve onlarla kuracağınız bu bağı bulmanız, sıkı sıkı tutunmanız. Bu filizi tüm kıştan koruyarak büyütmeniz. Çünkü insanı hayata bağlayan kökler işte bu ağaçlardan geliyor.

Yeni yılda bu ağaçlardan kurduğumuz bir ormanın içinde yaşlanabilmek dileğiyle,

Yeni yılda, elindeki tüm ihtimalleri değerlendirip hayallerine ulaşacağına dair inancım tam ve tüm bunlar olurken her zaman olduğum yerde, senin yanında olmayı umuyorum. Ama elbet ki hayatta kontrol edemediğimiz  ihtimaller de olacak. Kontrol edemeyeceğimiz tüm ihtimaller için şanslı 13’ün yanımızda olması dileğiyle,

yazar

Yazar: Pandora

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.