Perdelerini Çekenler

Gece son bulmuştu, gün ağarmaya başlarken güneşten saklananlar perdelerini çektiler usulca. Umutları tükenenlerdi perdelerini çekenler. Gün ışığını geri çevirdiler,umarsızca. Güneş solmuş umutları tekrar canlandırmak isterken perdelerini çekenler henüz hazır değildi. Onlar hala kış mevsimindeydiler. Sonbaharla birlikte çıkan fırtınalar, kışla dinmiști. Kışın bulutlu fakat karlı havası vedaları getirirken kalplerini dondurmuștu perdelerini çekenlerin. Dinlenmeye çekilmişti perdelerini çekenler. İlk baharla kendini tekrar gösteren güneş kalplerindeki buzu eritememiști. Güneşe arkalarını dönerek pencereden uzaklaştılar, umut kırıntısı taşıyan her şeyden alıkoydular kendilerini. Eski umutlarını hatırladılar, mutlu anlarına döndüler bir an. Çok kısa sürdü bu an. Çünkü tekrar o anlara dönmeyi istemekten korktular. Tekrar umutlarının filizlenmesinden. Dışarıda güneş varken onların içinde kar yağıyordu. İçlerindeki yangının külleri sonbaharın fırtınası uçmuştu, geriye ise soğumuş donmaya yüz tutmuş bir kalp kalmıştı. Bu kalp hangi baharda eriyemeye başlayacaktı? Daha kaç bahar geçmesi gerekiyordu? Ya kalp eriyene kadar güneş küserde ışıkları girmezse pencereden içeri? Bilmiyorlardı perdesini çekenler onlar sadece tamda şuanı düşünüyorlardı. Acıları geçsin istiyorlardı, yeterki geçsin kalbin kaç baharı donuk geçireceğini umurlarında değildi. İçlerindeki yeni umutlarla tekrar yanaktan, acı çekmektense donmayı seçiyorlardı. Güçleri yoktu perdesini çekenlerin o yüzden güneşe sırt çevirdiler yeni umutların isteyenlerin olmasını istediler. Bu bahar perdesini çekenler yoktu. İstiyorlardı güneşi, güneş inatla parlarken onlar köşelerine çekilip donuk kalple bir süre kaldılar. Ne kadar bir süre bilinmez… 

yazar

Yazar: Acemiyazar

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.