Ofis Kavramı Eve Taşındı

Korona virüs salgını dünyayı etkisi altına alalı tam tamına neredeyse bir yıl olacak 2020’nin başlarında Çin’in Wuhan kentinde kendisinden söz ettiren  Korona virüs  2020’nin sonuna geldiğimiz günlerde 2021’e merhaba diyeceğimiz günlere az kala dünya çapında etkisini bir hayli artırarak göstermeye devam ediyor. Neredeyse birinci yılını devirecek bu  virüs hem ülkemizde hem de dünyada neleri değiştirdi gelin şöyle bir bakalım.

Korona virüs salgının başlamasıyla birlikte tüm dünyada olduğu gibi  ülkemizde de bir dizi önlem paketi yayınlandı. Bu önem paketleri kapsamında elbette iş yerlerimizde tabiri caizse evimize taşındı. Eve iş getirme söylemi bu virüsle birlikte evi iş yeri yaptı.  İnsanlar zorunlu olarak  ofislerini  evlerine taşıyor bunun adına da ‘home office’ diyerek modelleme yapıyoruz. Ama evlerimizdeki  imkanlar ofislerimizdeki gibi  mi acaba insan düşünmeden de yapamıyor. İşlerimizi video konferansa nasıl taşıyoruz seminerlere toplantılara nasıl katılıyoruz. Teknolojinin nimetlerini bu durumlarda kullanıyoruz. Teknolojiden kastım nedir akıllı telefonlarınız o çok para verdiğimiz İOS’lu İphone telefonlarımız. Satışa sunulan yeni nesil bir çok telefon ön kamerasıyla gerçekten de mükemmel işler çıkarıyor. Yapay zekayı en üst düzeyde kullanıyor bu telefonlar eskiden olduğu gibi bulanık görüntülerle karşılaşmıyoruz.  Bu nedenle bu telefonların kameralarını  pek çok açıdan kullanabiliyorsunuz, bir webcam olarak dahi

Şimdi diyeceksiniz laptoplarımızda webcam elbette bilgisayarlarımıza da entegre edilmiş kameralar var ama pek de iyi iş çıkardığı söylenemez. Görüntüden tatmin olmayanlar ya da webcam arayışı içinde olanların başvurdukları yeni yöntemler var bunlar akıllı webcamlar yanlış okumadınız akıllı telefonlarınız birer webcam nasıl mı  oluyor çok kolay  ve zahmetsiz

İrin uygulamasıyla başlayalım. Windows-android MAC-İOS işletim sistemleriyle sorunsuz çalışan bir görüntüleme uygulaması bu uygulamaya ücretsiz erişimde var güzel değil mi Ancak ücretli sürümü kullanırsanız 4K çözünürlüğünde görüntü alma şansına da sahip oluyorsunuz. İriunun tek dezavantajı ise ses aktarımı sağlamıyor olması, bir diğer uygulama ise benimde kullandığım EpocCam Windows ve MacOS işletim sistemlerinde muazzam bir şekilde çalışması ama bu ürün ücretli ama ücretinin de hakkını veriyor. Telefonu USB veya WiFi üzerinden cihazınıza bağlamanız yeterli. Telefonun mikrofon ve kamerasını birlikte kullanan uygulama, webcam’e ihtiyaç bırakmıyor. Uygulamanın ücretsiz sürümü de bulunuyor; ancak bu sürüm 640 x 480 çözünürlükte görüntü alma imkanı verirken ücretli versiyonunda 1080p çözünürlüğe kadar yükseltebiliyorsunuz.

Yani demek istediğim şey dünya çok değişiyor hem de biz anlam vermeye bile fırsat vermeden teknolojiyle kalın 🙂

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.