Martılar ve Çocuk

Uykuna sarıldın değil mi şimdi ülkemin en doğusunda?

Belki de sarıldığın benim uykunda ne belli?

Bakma sen bana avuntu hatta bir umut benimkisi.

Kadıköy’de ülkemin doğusundaki tüm nefeslerine bir hasret. Ne kadar güzel burası bir bilsen. Gecenin son saatleri burada sen sabah ışığındayken. Martılar uçmayı bırakmış, acelesi olmayan genç kadınlar gibi aheste adımlarla arşınlıyorlar tüm sahili. İskeleye küçük bir dalga bile uğramıyor, sanırım uykuya senin zamanınla dalmış ve koynunda senin rüyaların. Hafif tuz kokusu var havada, banklarda taze boya, bu cılız rüzgarda ise yalnızlığımın..

Kızdırdım böyle söyleyerek sanırım bu şehri. Sırtıma yalnızlığımı haykırdı; ince, ansız bir esintiyle.

Sana anlatmaya birikmişim bu gece anlaşılan. Burada anlattıklarıma şahit tüm başkalar; yerlere çöp atan, aceleyle güzelliği görmeyi reddeden, heyecanları sadece burada bulunmak olan,  zayıf, şişman, esmer, kızıl, kadın, erkek…

Sensizliğime şahitler üstelik bu suçlular. Tüm başkalarının suçu bu yalnızlığımı bilmeleri. Herkesten başka, kendine özge olanlar…

Bu kadar aklımda olanlarla, senin hasretin kaldı bana. Hepsine açık bu zihnimde, dolanan tüm harfleri sana yönlendiren bir memur var. Adını ben koymadım onun yahut fısıldamadım kulağına seni. O ise tüm fikirlerimde sana getiriyor beni. Ebeveynlerinin elini tutarak gülümseyen çocuklar gibi. Tüm saflığıyla aldı ismini benliğimden ”Çocuk”…

okur

Yazar: Serratoow

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.