Laubali samimiyet istemiyorum!

Doğru iletişimin olmazsa olmazı samimiyet duygusudur. Samimiyet insani duygu ve düşüncelerin ön plana alınarak kişinin kendisini karşı tarafa doğru ve içten bir şekilde aktarmasıdır. Samimi yaklaşım insanlar arasındaki köprüdür. Oysa tam tersi olarak laubalilik, lakaytlık ve bunların getirisi olan patavatsızlık ise samimiyet şerbetinin üzerine dökülen zehir gibidir.

Bu iki kavram arasında ince bir çizgi vardır deriz demesine de; insanlar bu çizgiyi aşmakta, sınırın ötesine geçmekte bir parça tereddüt etmezler. Bunun için böyle insanlara sunmanız gerekenler; birazcık hoşgörü, güleryüz, bir nebze yakınlık, çok az da bir zamandır… Laubali insanlara tüm bu olması gereken insani yaklaşımları gösterdiğinizde bir sonraki safhaya geçmek için gözlerini bile kırpmazlar.

Yersiz şakalar, saçma söylemler, haddi aşan, karşısındakini aptal yerine koyacak açıklamalarla talep edilen istek ve beklentiler… İleri geri yapılan yorumlar hepsi ‘laubalilik’ etiketi altındaki davranışlardır.

Hele ki patavatsızlık… Bir kere bu tarz insanlara ‘canım’ demeye görün! Konuştuklarının, yaptıklarının nereye varacağını asla muhakeme etme kaygısı bile duymadan bodoslama girerler yaşamınıza. Üstelik saçma, anlamsız bir özgüven maskesinin ardına sığınarak yaparlar bu densizliklerini. 

Atalarımız tam da yerinde söylemiştir: “Gırtlak kırk boğumdur. Sarf edeceğin her kelime kırk boğumdan geçtikten sonra dile gelmeli” diye.

İnsan insan da çoğalır, insan insana şifa verendir. Yazdıklarım insan sevgisizliği olarak algılanmamalı; bilakis ‘insana saygıyı’ ön plana koyan bir sevgiyi içermekte. Sözüm insanı üzecek, rencide edecek, mutsuz olmasına sebep olacak ölçüde bir başkasının hayatına dalanlara… Şu yalan dünyada hangimizin bir başkasını üzmeye hakkı olabilir ki?

İşin özü kimsenin kişisel sınırlarını aşmamak ve bunun bize de yapılmasına izin vermemek. Samimiyet ve içtenliği laubalilik ve lakaytlıkla karıştırmamak. Özel hayatımızın ihlal edildiğini hissettiğimizde ise yapacağımız doğru davranış sessizce uzaklaşmak, mesafe koymak ve doğru bir üslup ile uyarmak olmalı.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.