in

Lagom

Lagom

Lagom

İsveç’çede “herşey kararında” anlamına gelen bu başlık adı altında bir kitap okudum geçen günlerde. Okuyanlar vardır mutlaka. Öncelikle şunu söyleyeyim ki kitabın konusunu-anlatımını çok beğendim. Ayrıca kendimin de bilmeden bu tarza biraz yakın yaşadığımı da öğrenmiş oldum. Yılın her ayı soğuk olan bu kuzey ülkesinin insanları hırslarından, egolarından arınmış ve mutlu olduklarını öğrendim.

Bizdeki “azı karar çoğu zarar” atasözünün karşılığı olan Lagom, evimizin bize yetecek büyüklükte olanı-sadesi, gardırobumuzun kaliteli ama yeter miktarda kıyafeti, bol arkadaş ve aileyle geçirilecek mutlu saatlerin önemini, zevk alınacak basit ama lezzetli yiyeceklerle mutlu olunacağını yani mutluluğun vücut bulmuş şeklini anlatılıyor. Bu nedenle de sizinle paylaşmak istedim.

Bizi düşününce,  ülkemizde her günümüzün işte-evde-trafikte stres altında geçtiğini, geçim sıkıntısı, pahalılık, işsizlik ve daha bir sürü sorunlar birleşince logom tarzı yaşamayı düşünmek zor gibi duruyor. Bir de buna insanların egoları nedeniyle birbirimize yaşatılan sıkıntılar cabası.

Aslında bizim ülkemiz çok güzel. Güneşimiz, karımız, yazımız, kışımız kısacaı dört mevsime sahibiz. Elmadan, pırasaya her türlü meyve ve sebzeyi yetiştirecek toprağa sahibiz. İnsan olarak güçlüyüz. Peki neden bir kuzey ülkesi kadar olamıyoruz? Bu sorunun birçok yanıtı elbette ki var. Bence önce herkes kendisindeki eksikliği-hataları bulup, düzeltmeli. Sonra da toplum olarak nelerde hatalıyız sorusunu topluca düşünmeliyiz. Hala sokaklarımızı temiz tutamıyoruz. Hala her bina bir köşesine ve her sokakta uygun bir yere sokak hayvanları için sığınacak ev, yem ve su koymaktan aciziz. Bir iyi insan bir yere barınak, yem ve su koyunca da bir kötü insan onu alıp, atıyor. Hala kaldırımların insan için olduğunu değil çok değerli teneke parçaları arabamız için olduğunu zannedip, arabalarımızı park ediyoruz. Düşünmüyoruz ki bu kaldırımdan bebek arabasıyla bir anne, okula gidecek bir çocuk geçecek. Hala sokakları çöplük zannedip, çöpümüzü – tükürüğümüzü atıyoruz. 

Bir sözümüz vardır: “İğneyi başkasına, çuvaldızı kendine batır” diye. Ne kadar doğru. Herkes ahkam kesmeye meraklı. ama dönüp de kendine bakıyor mu tartışılır.

Allah herkese gönül gözü açıklığı versin.

Görsel orginal kitap kapağından alıntıdır.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın
  1. Merhabalar,

    Günümüzde mutluluğa dair pek çok yaşam felsefesi popüler olmuş durumda. Daha sade ve düzenli bir yaşam için popüler hale gelen Konmari, Ikigai, Hygge derken ‘’Lagom’’ kavramını da sıkça duyuyoruz. Lagom, minimalizmle iç içe bir kavram. Özünde, hayatı sadeleştirerek mutlu olma fikri yatıyor. Minimalizm de öncelikle sanatta ve mimaride ortaya çıkmış bir akımken şimdi bir yaşam tarzı oldu. Eşyadan kıyafete her alanda minimalizmin etkilerini benimsemek mümkün. Lagom da bu noktada bir dekorasyon akımı olarak bilinse de yaşam tarzı haline gelmiş durumdadır. Kelime anlamı olarak; ne çok fazla ne çok az, tam kararında manasına geliyor. Anneannelerimizin azı karar, çoğu zarar sözünü de andırmaktadır. Lagom üzerine yazdığım yazımı izniniz olursa ben de sizinle paylaşmayı isterim: https://www.tarz2.com/ne-cok-az-ne-cok-fazla-tam-kararinda-lagom

    Keyifli okumalar dilerim, sağlıcakla kalın.
    http://www.ebrubektasoglu.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.