Kitap İncelemesi – Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Bir idam mahkumunun son günü

Victor Hugo dünya edebiyatının en önemli temsilcilerinden biridir bana göre. Bu kitabı çok ilgimi çekti.

işlediği suçtan dolayı mahkum olan adam için dava günü gelmiştir. bu dava kararında kürek mahkumu mu yoksa idam mahkumu mu olacağı kararı çıkacaktır. bu kürek cezasını ilk duyduğumda hiçbir fikrim yoktu, bunu araştırdım. Peki nedir kürek cezası? kürek mahkumlarının hiç durmaksızın kürek çekmesiymiş. Bu adamda kürek cezasına çarptırıldı ama adam buna itiraz ederek giyotin cezasını istedi bunu yapmasının sebebi ise giyotin cezasının kürek cezasından daha iyi olduğunu düşünmesidir. Adamın giyotin seçmesini ben şu şekilde yorumladım; eğer adam kürek mahkumu olsaydı sürekli acı çekicekti bu yüzden giyotini seçti yani uzun bir süre acı çekip ölmeyi değil direkt ölmeyi tercih etti. 

Adamın idam edilmesine yaklaşık 6 ay vardı. dava bittikten sonra adam hücresine geri gönderildi ve adamın aklından ailesi geçiyordu, kızını çok özlemişti onu düşünüyordu derken kısa bir süre sonra sesler duydu. Bu sesler kürek mahkumları tarafından geliyordu, diğer mahkumlar kürek mahkumlarını seyrederek gülüşüyorlardı sanki ortalık bayram yeri gibiydi ve mahkumlar komedi filmi seyreder gibi kürek mahkumlarını izliyordu. Bu durum adamın hiç hoşuna gitmemişti. bu kısmı okurken bende çok düşündüm, açıkçası bu durum benim de pek hoşuma gitmedi ama acaba bu kişiler işledikleri suçtan dolayı bu muameleyi hak ettiler mi? hak etseler bile onlara gülen mahkumlarda suçlu olmaz mı? bunun cevabını beraber uzunca düşünelim… 

Ve bir gün gardiyan adamın hücresine gelir sizi görmek isteyen biri var der. Adam görüşme odasına gittiğinde karşısında kızını görür ama kızı onu tanımaz ona bayım diye hitap eder adam bu durumda çok üzülür kıza ben senin babanım demeye çalışır ama kız babasının öldüğünü söyler. yani annesi kızına baban bir mahkum dememiş onun yerine öldüğünü söylemiştir. bu durum adamı çok üzmüştür, kim olsa üzülür zaten. Bunun üzerine adam artık yaşamanın hiçbir önemi olmadığını anlar.

İdam günü gelir. Adam idam olacağı yere doğru yola çıkar ve oraya vardığında içinde hiç korku yoktur. Dışarısı çok kalabalık ve gürültülüdür. Sanki bütün insanlar işi gücü bırakıp idamı izlemeye gelmiştir. Ve saat 4. Bu kitapta beni en çok etkileyen kısım son kısımdır yani adam idam edilmeden önce saat 4 yazıp kitabı teslim edip idam edilmiştir. Kısacası veda etmeye bile vakit bulamamıştır.

Biraz giyotin cezasından bahsedelim; Giyotin cezasında idam edilecek kişi sırt üstü yatırılır tam ense kısmına gelecek şekilde hazırlanan büyük bir cam vardır. Düzenekte ki ipler kesildiğinde cam enseye doğru düşer ve mahkumun kafası kopar. Bu cezaya idam edilen adam karşıdır çünkü bazı insanların bu şekilde kafası gitmezmiş böyle olunca da idamı gerçekleştirmekle görevli kişi yani cellat mahkumların kafasını çekip kopartırmış.

Herkese bu kitabı tavsiye ediyorum. Umarım yazımı beğenirsiniz. Kitaplarda buluşmak üzere 🙂

yazar

Yazar: Elifnur Turhan

Psikoloji araştırmacısı , Klasik Kitap kurdu , Yüzüklerin efendisi hayranı

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum