KENDİSİ İLE SAVAŞI BAKIMINDAN "İNSAN"

Her insan kendi içinde bir savaş verir. Her insan kendisi ile mücadele eder. Bu bazen kabullenemediği şeyleriyle olan mücadelesini gösterirken bazen de sadece bir öz rekabettir ve oldukça zararsızdır. Peki ya insanın özüyle olan savaşı? İşte bugün buna dair bir şeyler karalamak istedim. Uzunca bir aradan sonra yeniden bir yazı yazmaya cesaret bulmuşken bu fırsatı değerlendirmek istedim. Hazır mısınız? Buyurun o halde.

Başlamadan önce size bir kaç soru sormak istiyorum. Bunların cevaplarını ister bir kağıda yazıp kendinize verin ve üzerinde düşünün, isterseniz de yorumlarda benimle paylaşın. Belki birlikte üzerine düşünürüz. Birbirimize iyi geliriz belki. 🙂 

  • Hiç deli gibi gerçekleştirmeyi arzuladığın bir hayalinden vazgeçtin mi? Neden?
  • Seni sınırlayan en büyük engelin nedir? Nasıl aşabilirsin?
  • sorunlarla baş etmede başarılı mısın? Yöntemlerin nelerdir?

HAYAT VE İNSAN

İnsan hayatı değerlidir. Ancak bir o kadar da zor ve yıpratıcı olabilir. Yaşamımız boyunca sürekli bir mücadele içerisindeyizdir. Dışarıdan bakıp “ne kadar mutlu ve dertsiz yaşıyor” dediğimiz insanların bile kendi içinde bilmediğimiz sıkıntıları olabilir. Çoğumuz kendimizi dışarıya yansıtmayı tercih etmeyiz. Her daim gülümser ve mutlu bir profil sergileriz. Bunu en iyi güçlü ve mücadeleci bir karaktere sahip olanlarımız yapar. İçinde ne kadar çöküntü yaşarsa yaşasın dışarıdan daima mükemmel görünür hiç kimseye bir şey etmeyiz. Belki de bu yüzden başarıyı yakalama şansımız daha yüksek olur. Güçlü ve yıkılmaz görünen birinin ayağını kaydırabileceğini kim düşünürdü ki? 

Peki ya şeffaf olanlarımız? Derdini kederini saklamayı asla başaramayanlarımız? Bunu ise daha hassas ve paylaşımcı karaktere sahip olanlarımız yapar. Hiç bir şeyi içimizde tutamaz, ne halde olduğumuzu asla saklayamayız. Yüzümüze bakan biri o gün dertli ve sıkıntılı olduğumuzu net bir şekilde görebilir. Bu bizi her ne kadar güçsüz gösterse de aslında büyükte bir cesaret örneğidir. Zira insanlar düşene bir tekme de kendisi vurmayı, yarası kanayan birini gördüğünde o yarayı sarmak yerine daha da kanatmayı pek severler. Bunu da en çok tepeye ulaşan tek insan olmak isteyenler yaparlar. Oysa bir şeyi unuturlar; Sonunda yapayalnız kalmaya mahkumdurlar.

Her iki karakter tipinin de kendine göre avantaj ve dezavantajları bulunur. En belirgin olduğunu söyleyebileceğim de güçlü karakter sahiplerinin her şeyle tek başına mücadele etmek durumda kalmasına karşılık hassas karakterli kişiler zarar vermek isteyenlere rağmen her daim destekçi ve kendisine ilaç gibi gelen dostlara sahip olurlar. Tabi bu yazdıklarımın bilimsel bir dayanağı olmadığını ve tamamen kendi gözlem ve tecrübelerime dayanarak bir sınıflandırma yaptığımı da belirtmek isterim. Nitekim her insanın etrafında arkadaşları vardır. Seveni kadar sevmeyi de olacaktır. Bu, hayatın gayet doğal bir işleyişidir. Peki ya siz hangisisiniz? Güçlü mü? Hassas mı? Cevabınızı yorumlarda benimle paylaşabilirsiniz. 🙂

İNSANIN DOĞASI

İnsan doğası gereği savaşçıdır. Tarih, savaşan insanların galibiyet ve mağlubiyetleri ile doludur. Toplumlar, başka toplumlar ile olduğu kadar kendi içlerinde de savaşmıştır. Aynı toplumda olup farklı görüşleri savunan gruplar kendi üstünlükleri için daima savaşmış ve mücadele etmiştir. İnsan da işte böyledir. Her birimiz kendi içimizde birden fazla birey barındırırız aslında. Yunus Emre, “Bir ben vardır bende, benden içeri.” derken ne de güzel anlatmış mevzuyu asırlar öncesinden. Her birimiz bu yüzden aslında en büyük savaşı kendi içimizde kendimize karşı veririz.  Bu bazen dışarıya dönük tavrımıza dahi yansıyabilir. Bir arkadaşımıza veya sadece tanıdığımız birine hiç belirtmediği halde hakkımızda ne şekilde düşündüğünü söylerken aslında kendimizle olan savaşımızı belli etmiş oluruz. Kimi bu durumu anlayıp yardım etme erdemini gösterirken kimi de uyumsuz ve huysuz birisi olduğumuzu düşünüp uzak durmayı tercih eder. 

SONUÇ OLARAK

İnsan ne yaparsa kendine yapar. İyiliğin de , kötülüğünde en büyüğünü insan yine kendine yapar. İşte bu sebepledir ki insanın hayatı aslında kendi elindedir. İsra Suresi’nin 13. ayetinde Rabbimiz; “Her insanın yaptığı işlerden dolayı bir pay, bir nasip takdir ettik. Kıyamet günü de apaçık yazılmış bir kitap olarak, onları meydana çıkaracağız. Herkes ne yapmışsa, hepsini o kitapta yazılmış bulacak.(Abdullah Parlıyan Meali)”  buyurur. Yani herkes kendi yaptıklarından sorumludur ve kendi hayatına yön verir. Büyüklerimiz “Kader gayrete aşıktır.” derken de bunu kast eder aslında. Her birimiz en büyük savaşı kendimize karşı veririz. Kimimiz bundan başarılı şekilde çıkıp önüne bakarken, kimimizde mağlup olur ama bunu kabullenmek istemediği için aynı savaşın içinde debelenip durur. 

okur

Yazar: Tevfik Emre Aydın

Okuyan, Düşünen ve Yazan Sıradan Bir İnsan.

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum