Kadın olmak…

Kadın olmak; ” bize biçilmiş hayatı yaşamaktan başka çaremiz yokmuş gibi davrananlara inat; kendi kaderimizi belirlememizdir. Bize hayatı zorlaştıranlara dimdik durduğumuzu göstererek onları yıldırmaktır… ” diye kadınlığı tanımlamak ne acı… Kimi zaman güçlü bir anne, kimi zaman köşeye kıstırılmış bir kız çocuğuyuz… Hiçbir çocuk annesini ”ölmek istemiyorum” diye haykırırken duymak zorunda değildir. Kimse ölmek istemez hele ki ardında çocuğunu bırakmak zorunda kalan bir anne hiç istemez. Her gün yeni bir isim duyuyoruz. Ve birkaç gün isimler hashtag’lenip daha sonra yine bir kadın cinayeti diye genelleniyor. Bu, ne zamana kadar böyle devam edecek, daha kaç kadın ölecek bilmiyoruz. Tek yapmamız gereken kadının kadına desteğini tüm gücümüzle göstermek. Ben olsam ne değişir diye düşünmeyin toplum birer birer arttıkça oluşur. 

Ülkemizde birçok kadın gerek fiziksel gerekse psikolojik şiddete maruz kalıyor. Toplumumuzda kadın algısı ” elinin hamuruyla erkek işine karışma, kadın ne anlar bunu yapmaktan… ‘Bu sözlerden ibaret. Bırakın kadın olmayı kız çocuğu olmak bile zor. Belki de ”kızını dövmeyen dizini döver” sözüyle başlayan şiddet bu çağlara kadar gelmiştir. Şiddeti sadece dayak olarak görmemek lazım. Erken yaşta daha 18’ine basmadan evlendirilen kız çocuklarının yaşadığı şiddete ne demeli… Kadını ikinci sınıf varlıklar arasında tutan herkes bu şiddete ortaktır. Peki kadının rolü nedir bu hayatta? Sadece erkeklere hizmet etmek ve çocuk doğurup büyütmek mi? Hayır. Kadın her alanda olmalıdır. Hem iş kadını hem de çok iyi bir anne… Peki biz neden bu haldeyiz?

”…çünkü yalnızca erkek değildi kadını ezen. kadın kendi hayatından sorumlu olmaktan vazgeçerek kendi kendini de eziyordu.”

                                                                                                                                    Jostein Gaarder

Bir kadının gözyaşını dökmek zordur, Çünkü kadın güçlüdür, Çünkü kadın annedir. Ama eğer ki gözyaşı döktürdüyseniz o kadın sizi asla unutmaz… Zordur kadın olmak, sizi olmayan kalıplar içine sokmak. Acıyla yaşamak zorunda bırakılmak, ona rağmen güçlü kalmak, güzel işler başarmak. hayat önümüze ne çıkarırsa çıkarsın çizdiğimiz yoldan asla dönmeyeceğiz. ve belki de yeni hayatlara dokunacağız.

okur

Yazar: Emel-DENIZ

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.