in

iyi okumalar

sosyal benlik-kişisel benlik

Bir önceki bölümde size maskeden bahsetmiştim.Ve bu maskenin sadece bende olmadığını insanların maskelerini, şans eseri mi dersiniz doğa gereği mi dersiniz bilmem.. düşürdüğüm zaman fark ettim.Her zaman kötü olmuyor bu maskeler.İnsanoğlu zaaflarını öğrenmesin,hemen saldırmaya başlıyor,ya da gerektiği zaman batırmak için iğne yapıp saklıyor.İşte bu maskeler bizim sosyal benliğimiz oluyor.Seçtiğimiz kişilere gösterdiğimiz tarafımız ise kişisel benlik.

ben ergenlik dönemimde henüz bunlardan haberdar değilken bu maske olayını biraz abartıp kendi yarattığım kişiye herkesten önce inanıp her işi başaracağı konusunda da çok gereksiz şekilde güvenmiştim.On beş yaşında bi insandan ne kadar sağlıklı düşünmesini bekleyebilirsiniz ki?

Bu sağlıksız düşünceler benim bilinçaltımı ele geçirmişti çoktan ve ben yolumu tutmuştum.Yapayalnız tek başımaydım artık bu hayatta ve her dertten sıyrılırdım bana kalsa.

Anne ve babalar;

çocuklarınızın gelişiminde,ergenliğe ilk adım attıklarında sizin yapmanız gereken şeylerin başında gelen göreviniz,

dışardaki hayatın ne kadar acımasız olduğunu onlara öğretmek olmalı.Ben kendim bir halt yemiş ve kaçmış gitmiş hayatın sillesini yemiş olabilirim.Ama eğer bana da öğretilseydi eminim kendimi biraz olsun geri çekebilirdim.

Yarına garantimiz olmayan şu dünyada

çocuklarınız sizden gitmese de siz onlardan erken kopabilirsiniz neticede..

Aynı benim babam gibi

***

Tabiri caizse düşe kalka büyümek ne demek miş öğrendim bir şekilde.(size tek tek anlatacağım tabi ki bu şekilleri)

ve eğer bu maskeyi farkında olmadan kendi kendime yaratmış olmasaydım…Dışardaki yamyamlara(kötü insanlara)

harika bir yemdim ve belki de şuanda burada size bunları anlatıyor olamazdım.

Bunları bir flash bellekle aktarmadım tabi beynime.Kendim yem olmayayım savaşı verirken bu güzelim beyni ve psikolojiyi afiyetle yem etmişim insanlara yeni yeni fark ettim.

okur

Yazar: theyaren

Blog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.