İyi Bok Yedik Baba

Bizim seninle unutamama hastalığımız var baba. Biz seninle hiçbir şeyi unutamıyoruz. Seninle konuşmayı değil susmayı tercih ettiğimiz günün ertesi sabahı hasta olduk, iyi bok yedik baba. Seninle çok benciliz, seninle  duygusal, seninle kindar, seninle küfürbaz, seninle çok sevgisiz. Bu hayatta seninle doğru yaptığımız tek şey insanlardan vazgeçip hayvanlara sığınışımız oldu. Biz seninle ölçülü olmayı hiç beceremedik, kinse çok kin, nefretse çok nefret, sevmekse çok sevmek, gitmekse çok gitmek, unutmaksa çok unutmak. Ben büyüdükçe sana dönüştüğümü Acıbadem yolunda anlamıştım, her şey için çok geçti. Çünkü benim içimi boşaltırlarken inşaat izler gibi izledin.  Çünkü bir kere kapıyı vurup çekip indim o arabadan, söve söve uzaklaştık bir kere. Sen arabayla devam edip ben o acıbadem yolunu tek başıma yürüdüğümde anladım baba, filtre kahvenin üstüne su çekmişler. Bana aldığın pamuk şekerler,  kilometrelerce yürüyüp ayağın kanlar içinde geldiğin bir muz, yılbaşı ağacı diye ağlamıştım ve alamamıştık sonra eve bir geldin elinde göt kadar bir çam ağacı.. Ben daha hiç öyle mutlu olmadım baba, beceremedim yani. Sende bir daha o adam olmadın. Sen de büyüdün baba. Bence benim ciğerlerim o zaman açıldı. Bence bazen ayar bilmek gerekiyor. Bak elim, yüzüm, gözüm kan içinde. Ama bilmeni isterim ki bazen bilmesen de olur diyorum ama bir kez daha gelsem dünyaya ( ki, gelmeyelim baba memleketin amına koydular) ama gelirsem yine babam olmanı ist…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.