Boşanma sonrası çocuklarda travma yaşatmayalım derken, boşanmanın bende travma olmasına az kalmıştı ki…
Gözümü bilinçaltı eğitimlerinde açtım. Elest meclisine dayanan muhteşem değişim hikayem ile gerçekler suratıma çarpınca anladım ki mevzu şikayet ettiğim şeyler değildi. Mevzu bendim. Kendimdi!
Bu hayatı daha doğduğum günden itibaren ben istemiştim. İster farkında olayım ister olmayayım, başıma gelen olayların mimarı kendimdi. İstemediğim (direndiğim) için akışta kalmak zordu, kendim olamıyordum ve mutlu olamıyordum. İsteseydim ve kabulde olsaydım, çok daha başka olacağı kesindi.
Yüzleşmenin Ağır Yükü
Yüzleşmek ağır bir süreç. Hele hep suçlunun karşı taraf ilan edildiği günümüzde, insanın sorumluluğu kendi üzerine alması biraz karışık oluyor. Eee haliyle de kabullenmesi zaman alıyor. İnsanın yeni baştan kendini dönüştürmesi, bir gün eski benlik bir gün yeni benlik arasında gidip gelmesi tam bir karmaşa.
Ama gün sonunda biraz ilerlemiş olunca sindiriyorsunuz, merak etmeyin. Bu “gün sonunun” ne zaman geleceği, tamamen gerçeklerle yüzleşme hızınıza bağlı…
O “Boyut Atlatan” Cümle
Dün 4 yaşındaki oğlumun babasını ne kadar özlediğini düşünüp ağlarken ve üzülürken, bir arkadaşımın kurduğu o cümle ile kendime geldim. “Bak” dedi, “Ben de bu yaşıma kadar neden beni sevmediler diye ailemi suçlamıştım ama sonradan anladım ki ruhsal planda bunu ben seçmiştim. Senin çocuklarının da demek ki bir seçimi var.” Bu cümle beni bir anda boyut atlattı. Evet ya dedim!
Benim çocuklarımın da kendi ruhsal yolculukları ve seçimleri vardı. Ben nasıl o yaşlarda yaptığım seçimlerin sonuçlarıyla şimdi yüzleşiyorsam, onlar da belki ilerleyen zamanda kendi gerçekleriyle yüzleşeceklerdi. Ben onların hamisiydim, ama kaderlerinin tek yazarı değildim.
Freud ve Jung’dan Daha Derin...
Siz bu bilinçaltı işlerini sadece Freud, Jung falan sanıyorsunuz ama çok daha derin mevzular… Ben bu yaşıma kadar o kadar çok psikoloji kitabı okudum ki, hep bir şey eksikti benim için: İyi de, o kökleşmiş bilinçaltımı nasıl değiştirmeyi başaracağım? Okuduğum hiç bir kitapta bunu nasıl yapacağım yoktu. Bilinçaltı vardı, büyüdüğün aile ortamı vardı…. Nasıl yapacağım yoktu!
Açıkçası tamamen başarıp başaramadığımı bilmiyorum. Ama bugün, eski eşinin kısa sürede yeniden evlenmesi haberine bile sakin kalarak tepki veren biri olduğuma göre, fena da bir yerlere gelmemişim.
İnsan sakin kaldığı her şeyin galibidir. Ve insan, bilinçaltını dönüştürebildiği sürece başına gelenlere bakış açısını değiştirebilir.
Not: Bu hikaye tamamen benim kendi kişisel deneyimimdir. Bir doktor, sağlık çalışanı ya da uzman değilim; sadece kendi hikayesini anlatmayı ve paylaşmayı seven biriyim. Bu yazı herhangi bir reklam veya iş birliği içermemektedir, tamamen kendi kullanıcı deneyimimdir. Tek amacım vardır. Bu zorlu süreçten geçen ebeveynlere, kendini sorgulayan insanlara belki bir yol gösterebilmek.
