Gelecek kaygılarımdan kurtaran düşünce tarzım

Gelecek kaygısı ne zaman? nasıl başlar? Çocukluğumuzda büyüklerimiz hep bize sorarlar büyüyünce ne olmak istiyorsun diye, biz de bu soruya çocuk aklımızla o an neyi istiyorsak onu söylerdik. Şahsen bana bu soru ne zaman yöneltilse her seferinde farklı cevaplar vermişimdir (mühendis olacağım cevabını verdiğimi hiç sanmıyorum 🙂 ) . Bence gelecek kaygımız bizim kendimize büyüyünce ne olmak istiyorum sorusunu sorup düzgün bir cevap bulamamamızla veya cevabı enine boyuna düşüneyim derken karamsarlığımızın içinde boğulmakla başlıyor. 

Büyüyünce ne olacağım? Sanki bütün hayatımıza o an karar vermemiz gerekiyormuş gibi bir soru. Sonuçta iş hayatı ömrümüzün %50sini kapsıyor ne iş yapacağımıza karar vermek hayatımızın çoğunluğunu etkiliyor. Ancak bu demek değildir ki bütün hayatımıza bu soruyu sorduğumuz anda karar vermeliyiz. Yanlış bir karar verdiysek ne olacak peki? Hayatta olduğumuz müddetçe önümüze yeni fırsatlar çıkacaktır. Önemli olan ilk aldığımız kararın yanlış olduğunu anladığımızda onu değiştirmeye cesaret edebilmektir. Lisede okuldan ayrılıp çalışma hayatına atılan bir insan asıl istediğinin bu olmadığını anladığında yeniden okula dönebilir. Üniversiteden mezun olup istediği mesleğin o olmadığını anlayan bir insan esnaflık yapmaya başlayabilir. Bu yüzden büyüyünce ne olacağım sorusuna yanlış bir cevap verdiysek bunu değiştirebileceğimizi kabul etmek gelecek kaygılarımızı bir nebze azaltabilir. Bu kısım hayatımızda kendi etkimizin olduğu kısım. 

Gelelim bizleri asıl endişelendiren başka insanların etkileyici rol oynadığı kısma. Sadece iş hayatına yönelik bir örnek vereceğim ancak buradan yola çıkarak hayatımızda önemli rol oynayan diğer şeyleri de yorumlayabileceğimizi düşünüyorum. Evet diyelim ki okul hayatına devam etme kararı aldık ve bir meslek seçip okulunu kazandık. Artık içimizi başka bir kurt kemirmeye başlıyor. Mezun olduğumda iş bulabilecek miyim? Şöyle bir düşünelim iş bulup bulamamanın ne kadarı bizim elimizde. Burada asıl karar verici, işe layık olup olmadığımıza karar veren işveren olacaktır. Bizim elimizde olan kısım yalnızca o iş için gerekli yeterlilikleri yerine getirmek; bunu başardığımızı düşünüyorsak geri kalan hiçbir şey için endişelenmememiz gerektiğini savunuyorum. Bizim bir iş başvurusunda işi alıp alamayacağımız konusunda korkmamız tamamen kendi kötülüğümüze olacaktır. Sonuçta hiç tanımadığımız bir insanın bizim için alacağı bir kararı ancak kendimizi tanıttığımız kadarıyla etkileyebiliriz.

Başka insanların etkileyici rol oynadığı kısım uzar gider. Bir iş yerinde istediğiniz pozisyonla ilgili bir boşluk olması lazım bunun için önceden o pozisyondaki kişinin terfi almış olması ve şirketin yerine yeni bir elemana ihtiyaç duyması gerekir. başvuru yapmak için açılan ilanı sizin de görebilmeniz lazım. Hiçbir sorun yaşamadan mülakata gidebilmeniz gerekir. Hiç tanımadığınız insan kaynakları elemanına o pozisyon için gerekli yeterlilikleri karşıladığınıza inandırmanız lazım. İnsan aklı bunları derinlemesine düşünmeye çalışacak ve yaşanabilecek kötü şeyleri önceden tahmin edip o kötü durumlara hazırlanmaya çalışacak. Bundan kaynaklı olarak bu durumları düşünürken karamsarlığa bürüneceğiz. Kendinize haksızlık etmemek için başımıza gelebilecek iyi şeyleri de tahmin etmeye çalışmalıyız.  Eh yine kendimize haksızlık etmemek için bunların hepsini tahmin etmeliyiz. Şöyle bir düşünün yarın yaşanabilecekleri bir kaç saat sonra olabilecekleri. Sizce de sonsuz bir olasılık yok mudur yaşanabilecek olaylar için her şey olabilir değil mi? Şimdi de kendi aklımızla bir işi alıp alamayacağımızla ilgili kaç olasılığı düşünebileceğimizi hesaplayalım. 100-1000 belki 10000(tabi iyisiyle kötüsüyle) geleceğin sonsuz olduğunu kabul ettik. 10000/∞ kaç eder 0 eder matematiğe göre sizin düşündüklerinizin gerçekleşme ihtimali sıfırdır. sonsuz ihtimalin hepsini düşündüğünüzü varsayalım ∞/∞ ise belirsizdir. Yani her türlü gelecekte yaşanabilecekleri düşünmek mantıksızdır. (Gelecekle ilgili hayal kurmaktan ve bu hayal için çabalamaktan bahsetmiyorum. Kendi etkimizin olduğu her şey için sonuna kadar çabalamalıyız.)(Bu paragrafta fikirlerimi aktarırken doğru bir dil kullanıp kullanmadığımdan emin değilim. En ufak bir rahatsızlık verdiysem şimdiden sizlerden özür dilerim)

Toparlayacak olursak hayatımız için aldığımız bir kararı değiştirebileceğimizi bilmek ve başka insanların asıl karar verici olduğu durumlar için endişelerimizi azaltmak, gelecekle ilgili belirsizlikleri düşünmeyi en azından birazcık kısıtlamak gelecek kaygılarımızdan kurtulmamız için atmamız gereken önemli adımlar olacaktır.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum