Fanusla Çevrelenmiş Bir Hayat İstiyorum…

Fanusla Çevrelenmiş Bir Hayat İstiyorum...

Kaptanın seyir defteri; yazmaya, şahitlik yapmaya, görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyene dair kayıtlarını ve gözlemlerini aktarmaya devam ediyor.

Şöyle ılık ılık esen samyeli rüzgârı eşliğinde, yazdan kalma bir havanın eşliğinde, bir yürüyüş yapmak…

Sadece, bize ait olan, sadece, bizim kurallarımızın geçerli olduğu, bürokrasi ve siyasetin içeri sokulmadığı bir yaşam merkezi yaratsak…

Fanustan bir yaşam alanı olsa, hiçbir kötülüğün, riyakârlığın, ahlâksızlığın, yalan-dolanın giremediği, insanın insandan üstün olmadığı fanustan yaşam evreni inşa etsek…

Şöyle kendimizi bir bırakıversek sıcağın altına, ılık ılık esen samyeli eşliğinde, yasemin ve ıtır kokuları altında maddi dünyada manevi huzuru bulsak…

Bu bizim, son kalemiz olsa, keşfedilmemiş, el değmemiş, bakir, masum, naif, zarif bir toprak parçası olsa… Sadece, merhameti ve sıcaklığı ile bizi sarmalasa…

Her renkten insanın, her türden müziğin, her tipten fikirlerin, çokluğun, farklı kültürel aidiyetliklerin olduğu, kimsenin kimseyi üzmediği, kırmadığı; sadece bir ülkü için yaşamın sürdüğü bir mabet inşa edebilsek… Özgürlük…

Bırakıversen kendini boşluğa, sessizliğe, huzura, doğanın sarıp sarmalayıcılığına, o eşsiz yerşekillerinin ruhani törensel ritüeline, biran düşünmesen hiçbir şeyi, zaman donsa sen donsan… Sadece, sen ve doğa…

Sen ve o, aşkın, senin için hayat yudumun, kolkola, elele, dalgaların kıyıya yaptığı o eşsiz senfoniyi dinleseniz…

Her şeyden uzak, fanus içinde bir havanın teneffüs edildiği, kin ve nefretin; kan ve gözyaşının uğramadığı, savaş, kavga, insanların arkadan vurulduğu kirli kumpasların tezgâhlanmadığı,  asûde bir yaşam…

Birlikten ve beraberlikten güç ve etkileşim doğar misali, güneşin doğuşu ve batışı ile yeni güne hazırlanmanın tatlı telaşının, sevgi ve merhamet, takdir edilme, “her nevi aşk”, iç huzura evrildiği “lale” devri misali bir Alis Harikalar diyarı…

Bir aşkla meyvelerin, bitki ve sebzelerin ekilip dikildiği, hasatın sevgi ve gönülden yapıldığı; mahsulünün de karşı konulmaz bir huzur olduğu…

Fanusla çevrelenmiş bir hayat istiyorum… Kin ve nefretin olmadığı; kan ve gözyaşının ne demek olduğunun tecrübe edilmediği bab-ı hayat istiyorum…

Rapor Et

kooplogger

Yazar: Erhan Salman

Ben, ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ mezunuyum...

Yıllardır çeşitli mecralarda, dilimiz döndüğü kadar bir şeyler karalamaya çabalayan biriyim...

Yazma sevdasına ilk önce politikadergisi.com sitesinde başladım, sonra sırasıyla radikal blog ve milliyet blog mecralarında sürdürdüm...

Hâlen milliyet blog mecrasında yazmaya devam etmekteyim...

Elimden geldiği ve dilim döndüğü ve kalemim yazmaya devam ettiği sürece, siz kooplog ailesi ile paydaş olmaya devam edeceğim...

Yazma serüvenimde bana paydaş/yaren olmanız dileğiyle,

Esen kalın...

İlk YazımBlog Yazarı

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları