En ağır psikolojik şiddet: Yok sayılmak

Hepimiz bir toplumun parçasıyız ne yazık ki. Yoksa iyi ki mi demeliyim? Siz kendinizi bir topluma ait hissediyor musunuz? Topluma kabul edilmek için karakterinizden vazgeçtiniz mi? Yoksa kimsenin umrunda değil misiniz?

Yok sayılmak psikolojik bir şiddettir.Çoğumuz buna işyerinde ailede arkadaş ortamında az da olsa maruz kalırız aslında ama bu rutinleşirse işte o zaman bunalım başlar.

Düşünün kimseniz yok. Selam veriyorsunuz fakat alan kimse yok.Yabancı bakışlara maruz kalıyorsunuz. Herkes size bir çöp muamelesi yapıyor. Sığınacağınız kimse yok. Tek dostunuz televizyon, telefon belki bir kitap.Buradaki karakterleri dost ediniyor, onlarla arkadaş olduğunuzu hayal ediyorsunuz. Toplumda yoksunuz, sadece bir hayaletten ibaretsiniz. İşte bu yok sayılmaktır. Toplumun size yansıttığı tepkisizlik sizde bu hisleri uyandırır. Iyice içinize kapanırsınız. Biraz özelleştirelim. Bir arkadaş grubuna ait olmaya çalışıyorsunuz her ne kadar bu ortamı  sahte hissetsenizde veya iş arkadaşlarınız ile bir samimiyet kurmaya çalışıyorsunuz. Sahte samimiyetler. Seni hiçbir zaman ortamlarına davet etmiyorlar ama sen bir topluluğa ait olmak istiyorsun.Onların gözünde bir hiçsin. Yoksun. Düşsen seni kaldıracak insanlar değiller, olmayacaklar. Yokluğun dahil hatırlanmıyor.Ama sen hala yalnız kalmak istemediğinden “olsun” diyorsun. Yıprandığının farkında değilsin.

Psikolojik bir bunalıma doğru gidiyorsun.Yavaş yavaş tanımadığın insanların yaptıkları davranışlar gözüne batacak. Ardından özgüvensizlik hastalığı.Işte burası kırmızı çizgidir. Eğer kendini toplamazsan ciddi bir depresyona gireceksin. Uzun süreli depresyonun sonu intihardır.Yok sayılmanın bedeli bedenen de yok sayılmak olacak. Bu kadar basit mi peki?

Ben hep intihar edenlerin de aslında katillerinin olduğuna inanırım.Onların katilleri toplumun ta kendisidir ama bunu asla üstlenmez toplum çünkü fiziksel olarak birşey yapmadıklarına inanırlar.Toplum der ki;

Sen bize ait değilsin ama seni biz öldürmeyeceğiz, ipi boynuna geçir ve bizi vicdanen rahat hissettir.Kendini kendin öldür.

Aşağılık insanoğlu

Der Dostoyevski. Bu aşağılık topluma ait olmak için ne gibi kriterler olmalı? Neden farklılar kabul edilmez?

Gerçekten bir topluma ihtiyacımız var mı? Bir çevreye veya ortama?

Bu bir çözüm üretme yazısı değildi.Bir sitem ve bir sorgulamaydı. Eğer yok sayıldığınızı hissediyorsanız aklınıza şu söz gelsin.

Yalnızlığın en kötüsü , seni anlamayanların arasında kalmaktır. -Mevlana

Onların arasında kalma. Seni en iyi sen anlarsın.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.