Ebruli

İnsanlığı uzaktan seyredilerek tanımlandırılan bir çağda yaşıyoruz. Bu kanıyı kendi  içimde yıkmak için sürekli bir arayış içerisine girmiş bulunmaktayım. Bu arayışı Uşak, Nevşehir, Mersin, İstanbul başta olmak üzere gittiğim her şehirde sürdürmekteyim. Bu yazımda Nevşehir’de tanıştığım güzel bir insanın sözlerini ekrana sereceğim. Mütevazı bir ev hayal edin. İçerisi rengarenk.. bir Ebru atölyesi. Kadın, orta yaşlı bir Ebru sanatçısı. Biz gençler olarak kendisini tanımak için içeriye adım attık ve kendisi hakkında, atölye hakkında sorular sormaya başladık. En dikkat çekici soruyu  ve cevabı bırakıyorum buraya.

-Şu anda bulunduğunuz noktayı ve buraya geliş sürecinizi anlatırmısınız.

-Hayat denilen ağacın önce ince bir dalından tutundum. Sonra Rüzgar beni savurdukça savurdu. Ardından kalın dalından tutundum. Asıl mücadelem  ağacın gövdesinden tutunmaktı öyle de oldu.  Gövdeye ulaşınca Hayat denilen ağaca sarıldım sonra ağaç oldum ve meyve verdim sonra kuruyacağım ve tohumlarımı toprağa sereceğim. Şimdi sıra onlarda. Onlar filizlenecek..

Tecrübe diyorum sevgili okur. Tecrübe…

Hayatınızda ne kadar tecrübeli insanlarla konuşursanız o kadar bilinçli bireyler olursunuz. Ne de olsa yanlışlar sonucu elde edinilen bir bilgiyi bedavaya ediniyorsunuz. En kazançlı edinim J

Kadının bizlere yaptığı iyilikleri buraya yazmayayım ama o atölyeden çıktıktan sonra insanlığa olan bakışımızın değişmesinden ötürü 10 dakika kadar şaşkınlık içerisinde susmuştuk.

okur

Yazar: Samet Abk

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.