Değişim Ve Kabullenmek

Kabullenmek ve seçimler yapmak.Hayat bundan ibaret aslında.Beraberinde değişmek, istesen de istemesen de değişmek zorunda kalmak ya da değişime ayak uydurmak.

Bilgi insana güven veriyor, bir düzeninin olması,evinin olduğunu bilmek , hayatında birinin olduğunu bilmek ,seni seven birinin olduğunu bilmek , işin olması.Bazı durumların standartlaşmasıyla bir eminlik ve güven duygusu yayılıyor içimize.Kaostan uzaklaşmak gibi.Buna tam olarak konforlu alan deniyor.Ne uzayıp ne kısaldığın. Belki büyük şeyler başaramayacaksın ama bir teminatın var mesela.Bunu seçmişsin.Kendini bu noktada tutmayı seçmişsin.Sonrasında hesaba katmadığın değişimler olduğunda, bir afallama yaşıyorsun , bilinmezlik insanı kendi kafasına hapsediyor.Cevabını henüz bilmediğin sorularla karşı karşıya ve birazda savunmasız kalabiliyorsun.Kim daha önce bir değişim içinde olduğunu farkedip kabullenme yoluna girerse, biran önce yeni düzeni ortaya çıkmaya başlıyor.Çoğu zaman eskisinden daha güzel yeni standartlar.

Kendi kendimizi belli kalıplar içinde tutup , sonrasında kocaman bir değişimden oluşan hayatı suçlayabiliyoruz.Bugün bunu daha çok farkediyorum.Her şeyin her olayın her oluşumun bir amacı var şu hayatta.Bir değişim oluyor ve anlamlandiramiyorsun ve birgün belki iki sene belki bir ay geçtikten sonra cevaplarını görüp şükrediyorsun.Aslında nerden bakarsak bak, biz insalar çok şey bildiğini sanıp hiç birsey bilmeyen varliklarız.Kendimizin nerde daha çok mutlu olacağını bile bilmiyoruz bence.Hayat bize seçenekler sunarak yavaş yavaş öğretiyor.Bunu farkedince öğrenme süren kısalıyor.Hiçbir yerin tamamiyle senin olmadığına, o yerden ne kadar mutlu olursan olup, sonrasında serbest bırakmayı öğreniyorsun mesela.Sana hizmet etti ,süresi bu kadardı ve bitti.Bu canlı cansız farketmiyor.ne olursa olsun ,bizim olmadığı sürece birşeyden mutlu olamayacağimizi kendimizi şartliyoruz.Birseylere sahip olmanın bizi mutlu edeceğine inanmışız.

Her saat değişen gökyüzü , bulutlar ,mevsimler, yıllar,yaşlar ve insanlar bize hâlâ kanıtlayamıyor.Değişime mahkumuz ve değişim korkutucu olmak zorunda değil.Bunca kanıt varken sabit kalma arzusu ve bilinmezlik korkusu bizi zincirliyor işte.

Ben bugün birşey öğrendim.Sabaha doğru güneş doğarken gökyüzü pembeleşti ve mest oldum.Şu hiçbir sesin olmadığı saatler tam olarak.Sonra güneş doğdu ve gökyüzü masmavi bir hâl aldı,belkide mavinin en güzel tonu.birkaç saat sonra bembeyaz bulutlar geldi ve yağmur başladı, gökyüzü tekrardan değişti ve en son batarken karanlığın içinden, pembe ve turuncunun binbir tonu gözüktü.Hepsi gökyüzünün parçalarıydı ve hepsi güzeldi.Hepsi geldi ve gitti.Hiçbiri benim değildi ama mutlu etti.Geçiciydi ama içimde kalıcı bir huzur oluşturdu.

yazar

Yazar: Ebiderler

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.