Çekim Yasası ve Ben Nasıl Başladım

Sürekli çekim yasasıyla ilgili yazilar yazıyorum. Ancak hiç ben neleri çekim yasasi ile elde ettim bunlardan hiç bahsetmiyorum. Bu yazımda çekim yasasıni nasıl yapabiliyorum veya bilmeden bu işe nasıl başladım onlardan bahsetmek istiyorum.

  Önceleri bu konuyla ilgili hiç bir bilgim yoktu. Ancak yinede işler hep yolunda gitti. Ne zaman ki ben kendi kararlarımı verip kendim olma yoluna çıktım orada her şey değişti. Resmen dibi gördüm. Büyük bir boşluktaydım. O an dedim ki “Çiçek sen bu dünyaya ait degilsin.”  Aksini düşünemezdim. Çünkü herkes o kadar yaşam telaşına düşmüş, saygısız, sevgisizdiki ben kendime yer bulamıyordum. Her şeyin en kötüsünü düşünüyordum. Her şey çok kötüydü benim için. Negatif düşünceler daha da beter hala gelmişti. Hastalıklar peşimi bırakmıyordu. Allerjiler, gripler, nezleler, sürekli boğaz ağrısı ve kalp çarpıntısı beni çok yoruyordu. 15 16 yaşlarım hep bunlarla geçti. Heleki kötü arkadaşlıklar hic peşimi bırakmadı. İyi hiçbir şey bulamıyordum hayatımda. Niçe hastaneler, niçe doktorlar hiç bir şey bulamıyordu. Meğer ruhsal uyanış başlamış. Kalp sancıları kalp çakrasının açılmasından kaynaklanıyormuş. 

   16-17 yaşıma geldiğimde bazı şeyler değişmeye başladı. Bianda kendimi doğaya yakın hissetmeye başladım. Sonra yakın arkadaşlar geldi ardından. Sonra başka şeyler derken derslerdeki başarıların ardı arkası kesilmedi. Birkaç ayın içinde sınıfta ve okulda hatrı sayılır biri olup çıkmıştım. Öğretmenler, arkadaşlar, iyi şeyler etrafımı sarmaya başladı. Pozitif şeyler pozitif şeyleri çekiyordu. Para parayı çeker derlerya inanın hayatımızdaki her an böyle. Birbiri ardınca geliyor tüm güzellikler. Aslında sır bu. Yaş ne zaman ki 17 oldu dünya tersine döndü. Doğum günümden birkaç gün sonra bir falcı kendimi bulmam için bir ışık tuttu. O gün bugündür hayat benim gözümde bir başka. O kadar anlamlıydı ki herşey artık. Eşimin hayatıma girmesi, universite, kariyer basamakları bir bir serildi önüme. Hepside çekim yasasıyla oluyordu aslında. Ben bunu üniversite 3. Sınıfta öğrendim. Aslında hayallerimizin gerçekleşmesi neyi ne kadar istediğimizle ilgiliymiş. Azdan az, çoktan gider. Çok isteyin çok gelsin. 

   Tebrizli Şems’in şu sözleri çok hoşuma gidiyor. 

   “Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?”

   İşte budur sır.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.