Bizden Ziyade

Hayat bizim için ne kadar uzun olursa olsun, kaç yıl yaşarsak yaşayalım “göz açıp kapayana kadar “ olarak tanımladığımız zaman diliminin ta kendisi aslında.
 Üç günlük dünyaya dolu dolu seneleri, koca bir ömrü sığdırıyoruz. Kimimiz on sekizinde asırlık tecrübeye sahip olurken kimimiz yetmişinde daha öğrenecek çok şey olduğunu iddia ediyor. Ama göz ardı edilen önemli bi detay var ki o da kendi ömrümüze sığdırdıklarımız kadar başkasının ömründe bıraktığımız izler de önemlidir. Kaç kişinin yüreğine dokunduk, kaç çocuğun gülümsemesinde ısındık, kimlerin yarasına merhem anısına ortak olduk, diktiğimiz fidan sayısından yerinden söktüğümüz kalplere kadar, kimlerin mutluluğuyla şenlendik ya da kimlerin göz yaşlarında umarsızca yüzdük? Hepsi bir yerlerde ismimiz anıldığında altına teker teker sıralansa kaçından memnun oluruz? Kaç keşkeyle dolar aklımız?

İnsanın en güzel misafiri kendisi olmalıdır.Kendini el üstünde tutmalı, hayatın akışında her türlü ikramda bulunmalıdır. Ama bu başka misafirlerin değersiz olduğu anlamına gelmez. Bu hayatta hepimiz birer misafiriz, ama kendimizi yüceltirken başkalarını yerin dibine sokmaya çalışırsak yerle bir olduktan sonra “bu da reva mı” diye sormaya da yüzümüz olmamalı. Kendimize verdiğimiz değerle çıktığımız kaf dağında başkalarına yer veremezsek tepetaklak olup yuvarlanmaya da şaşırmamak gerekir.
Bizim hayatımız, duygularımız ne kadar önem taşıyorsa bir başkasınınki de en az bizimki kadar kıymetli. Mutlu olmayı herkes eşit derecede hak ediyor ve kimsenin birinin mutluluğunu perdelemeye, neşesini soldurmaya, yaşamını irdelemeye zerre kadar hakkı yok. Birini mutlu etmekte ne kadar acemi ve isteksizsek konu üzmeye gelince usta kesilmek yerine aynı istikrarı gösterebilmeliyiz. Burnumuzu gerekli gereksiz her yere sokmaya çalışmak yerine dilimize bal çalarak tatlı olaylara vesile olmak için uğraşabiliriz.

Bir kere geldiğimiz dünyada, bin kişinin hayatında ne şekilde var olacağımız sadece bir kişinin elinde…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

10 Yorum

  1. Zamanın rûhu… Her geçen gün bize ne çok şey kaybettiriyor ahlak ve güzelliğe dair. Bilmeli insan. Hayatın rûh ile ahlâk ile güzelleştiğini bilmeli. Bilmeli ve yaşamalı. Yoksa kaybolur önce insan. Ve sonra koca bir toplum.

  2. Ahhh Merve… İnsanoğlunun çağlardır sorunu bu mevzu. Nedense hep bana hep bana diyoruz. Halbuki başkalarının mutluluğuna sebep olmanın verdiği hazza bir ulaşsa insan… O zaman fark edecek gerçekten mutlu olmanın ne demek olduğunu. O zaman Dünya daha güzel olacak. Ama şeytan boş durmuyor ki… İnsanın bu hazza erişmesini engelliyor. Tüm insanların bu hazza ulaşması belki mümkün değil ama sadece sen ben buna erişebilirsek bile çok büyük bir iş başarmış olacağız.