BİR SINIFÇIDAN NÜKTELER

”Önceden öğrensin, sınıfta önde gitsin, önce benim çocuğum bilsin.” Bu gibi varsayımlar ile çocuklarınızın önüne geçmeyin. Geçmeyin ki özgürlüklerinin farkına varsınlar. Onlar bunun farkına vardıkça hayal kuracak, kurdukça heves edeceklerdir. Sizler onların heveslerini kırmayın. Kaş yapıyoruz derken göz çıkarıyorsunuz. Her yaşın verdiği bir olgunlaşma vardır. Çocuklar da öyledir. Her yaşında farklıdır. Bunları göz önüne alıp hareket etmelisiniz.

İlkokulda başlıyor çocuklar arası yarışlar, rekabetler. İyi tarafı da var kötü tarafı da. Objektif yaklaşmak gerekir bu gibi durumlarda. Elbette en iyisi olsun isteriz. Lakin hepimizin kaçırdığı bir nokta var; 10 parmağın 10’u da bir değildir. Her alanda mükemmellik beklememek gerekir, hele ki ilkokulda(!) Oyun çağındayız diye sessiz çığlıkları var. Bu sessiz çığlıkları duymak ve duyurmak bizlerin elinde. Peki ya bu nasıl mı olacak? Onlar gibi düşünün ya da düşünmeye çalışın. İnanın bu size de çocuğunuza da yardımcı olacaktır. Boşuna demiyoruz: ” bir şeyi söyleyerek yaptırmak yerine, siz yaparak yaptırın.” Karşılıklı etkileşim her şeyden önemli. 

Sözlerimi bağlayacak olursam, çocuklarımız bizim en değerli varlıklarımızdır. Onlara olması gerektiği gibi davranın. Sizin olmasını istediğiniz gibi değil. Hiçbir şey geç değildir. Zararın neresinden dönülse kardır. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.