in ,

Bir Kadının İtirafnamesi

Bir Kadının İtirafnamesi

“Yanılgılardan oluşan bir bok çuvalıyım.”

Hayatım boyunca çok yanıldım, çok yanlışlıklar yaptım. Baştan ayağa hata yumağıyım diyemem ama tamamen yanılgılardan oluşan bir bok çuvalıyım. Çünkü hayatım boyunca mükemmeli aradım. Aramak yetmiyormuş gibi mükemmeli bulunca hep mutlu olabileceğimi düşündüm. Mükemmel bir aşk yaşamalıydım hatta o kadar mükemmel olmalıydı ki Ferhat ile Şirin çiftlerinin pabucu dama atılmalıydı. Eeee haliyle zengin ve herkes tarafından kıskanılacak derecede güzel olmalıydım. Çünkü neden aksi olsun ki?

Bir Kadının İtirafnamesi

“Kendime psikolojik harakiri yapıyordum…”

Ayrıca kimin aksi bir hayat hayallerini süsler ki? İstediklerimi fark ettiğimde kendime “ne kadar da bencilsin ve gözü yükseklerde olan maddiyatçı bir kadınsın Seri” dedim. Sanırım bu çıkarımı yapmam yıllar sürdü. Herkes tarafından beğenilecek kadar güzeldim evet ama aynaya baktığımda kendimi güzel hissedemiyordum. Gördüğüm kadını tanıyamıyordum. Çünkü her tarafı hırs içerisinde, mükemmellik girdabında dönüp duruyordum. Mükemmele ulaşmak için debelenirken fark ettim ki kendimden vazgeçiyordum. Tam anlamıyla kendime psikolojik harakiri yapıyordum, kendi değerlerimi yavaş yavaş öldürüyordum.

“…bencil olan sadece ben değilim…”

Sonrasında anladım ki bencil olan sadece ben değilim. Tüm insanlar kafalarında kendi mükemmel hayatlarını kurguluyorlar ya da daha masum söylemek gerekirse hayal ediyorlar. Hepimize “hayal etmenin sonunun olmadığı ve uçsuz bucaksız bu derya denizde imgelerin oluşturulmasının gerekliliği” anlatılmadı mı? Çoğumuza bu silah çocuk zamanında verildi. O zamanlar daha masum, kendi halinde isteklerimiz olduğu için aslında hayal etmenin tehlikesinin farkında bile değildik. Yaş aldıkça masumiyetimizin yerinde yeller esmeye başladı.

Bir Kadının İtirafnamesi

“Hedefler daima “daha”ların peşindedir.”

Adeta hayallerimiz kurnaz hayat planlamasındaki basamaklara dönüştü. Evet başarılı olmak için hedef konulması gerektiğini düşünenlerdenim ama asla mutlu olmak için başarıya buna bağlı olarak da hedeflere ihtiyacımız yok. Mutlu olmak tamamen insanla alakalı çok insani bir durum.
Hedefler daima “daha”ların peşindedir. Daha çok para, daha çok seks, daha çekici partnerler… Bu dahaların hiçbir zaman sonu olmayacak ne yazık ki. Biz insanlar istek doyumsuzluk dürtümüzün peşinden karşı koyamadığımız reflekslerimizle sürüklenip gideceğiz.

“…haz ve arzu savaşçılarının en sadık askeriyim.”

Size nutuk verdiğimi düşünmeyin sakın! Ben bu dahalara ulaşma savaşında en önde bayrak taşıyanı, haz ve arzu savaşçılarının en sadık askeriyim. Mesela sabahları gözümü açar açmaz Instagram akışını kontrol edip, kendi takipçilerinin sayısındaki azalma ve artışların analizini yapıyorum. Çünkü takipçi önemlidir. Orada yazan rakamlar, diğer insanlara artık bizi anlayan, onaylayan, beğenen insanların sayısını göstermektedir.

Peki, o rakamlardakilerinden kaçı sizin sevdiğiniz rengi, yemeği, en üzüldüğünüz anı ya da en mutlu dolu gününüzü bilebilir mi? Size asla sosyal medyadaki insanların yapmacık mutluluk hallerinden ya da sosyal medyanın hayatı yozlaştırdığı klişesi üzerinden konuşmuyorum. Biliyorum ki derinlerde bir yerlerde hepimiz somut bir şekilde onaylandığımızı görmek isteriz. Çünkü sistem artık bunu gerektiriyor.

Bir Kadının İtirafnamesi
Ben Amerikan dublajlarının en sevdiğim sözüyle “Lanet olsun sistem” diyerek can havliyle bunu dışına kendimi atmaya çalışanlardanım. Tamamen sistemin girdabından çıktım diyemem ama azalta azalta bırakıyorum.

“Önceliklerimiz tamamen bizimle, içselliğimizle ilgili…”

Anladım ki unuttuğumuz en önemli şey, hayatımızı aslında bizim belirlediğimizdi. Dini ve maneviyat üzerinden bakacak olursak bile kaderimizdeki durakları bizim seçim ve tercihlerimiz şekillendirmiyor mu ? Önceliklerimiz tamamen bizimle, içselliğimizle ilgili… Aslında bütün mesele bir şeyi yapmak ya da yapmamakla alakalı. Nedenini, nasılını ve diğer insanların ne dediğini umursamadan bu seçim yapılmalıdır.

Bir Kadının İtirafnamesi

Mark Marson’un tüm dünyada satış rekorları kıran kitabında da yazdığı gibi “birey olarak dışsal etkenler ne olursa olsun yaşamımızdaki her şeyden sorumluyuz.”
Şimdi sorumluluklarını üstlenme zamanı Seri.

Kabul et ki devam edebil.
Kabul et ki sorunlarını çöz ve sadeleş.


Bu İçeriği Okuduğunuz için Önerdiğimiz İçerikler:

İlginizi Çekebilecek Faydalı Bağlantılar:

Rapor Et

kooplogger

Yazar: Seri

Merhaba ben Seri. Akademik olarak Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümünü bitirdim. Hayatımındaki en büyük meselem iletişmek aslında.
Hayat akışı içerisinde kalmaya çalışan, mutluluk anlarının en büyük hazinesi olduğunu düşünen fikir işçisiyim.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

1 puan
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Facebook Yorumları