Bir insana hiçbir şey yetmez

Şöyle yapalım, siz bunu okurken sizinle aslında tartışmış olalım bu konuyu 🙂

YETİNMEK: Bir şeyi kendisi için yeterli bulup daha çoğunu istememek imiş sözlük anlamı. Aslında bilimsel konuşmak istemiyorum. Her yazım sadece beni anlatsın. Ama kelime anlamıyla halk arasındaki anlamına bakmamız gerekiyor. Maalesef bazen kelimeler boyut değiştirebiliyor. 

Şimdi şurdan başlayalım, Herkesin yetinmediği bir konu vardır kâh iyi kâh kötü.  Hayallerine veya gelecek planlarına sınır koyan insanları sosyal hayatında onu uygun gördükleri statüleri ile değerlendirmeliyiz. Ele bir suçluyu almakla başlayalım. O kimseye suçlu damgası vurulduktan sonra o suçu yapmaya devam edecektir. En sonki cinayeti, soygunu, zorbalığı ona yetecek mi sanıyorsunuz. Ki zaten onun yolu artık bataklık, gideceği başka yolu kalmamış. Şimdi siz bu adama ‘Aklını başına al, uslu dur’ dediğinizde lafınızın ondaki kıymeti ne kadar? Bakın iyi olmayan insanların bile kendine çizdiği yolda yetinmedikleri şeyleri var.

Hadi bir de sadece kötü olmayan insanlara bakalım. Belki iyiler, belki sadece insanlar. Yetinmek, kendi gelişimini engellemek gibi geliyor benim gözümde. Derslerinizde yetinmeyebilirsiniz, bu sizi başarıya iter. Ha bu biraz da ‘hırs’ olabilir elbette. Hırsın sadece kötü olduğunu savunabilecek birisi var mı?

 Veyahut bir projenin ‘olduğu kadarlığıyla’ yetinmek. Kulağa zaten en fazlası gibi geliyor bu söz ama öyle değil işte. Olduğu kadarını artık sıkılıp yorulduğunuzda kullanırsınız. Proje ilgi alanınızdan çıkmadığı sürece siz ne onu bırakabilirsiniz ne de o sizin aklınızı bırakır. Projeye kendi isteği ile başlayan herkes son haddine kadar en güzel şekilde hazırlamak istemez mi?  Proje teslimine son dakikaya kadar ona her zaman artılar katabilirsiniz. 

Bir de insan ilişkilerinde inceleyelim mi?  Ailenizden, sevgilinizden, arkadaşlarınızdan gördüğünüz sevgi ve saygının ne kadarını hakediyorsunuz? Ya da şey diyelim, hakettiğiniz kadarını görebiliyor musunuz? Sanmam! Neden, önce saygı duyacaksınız çünkü kimsenin kimseye üstünlüğü yok. Senin neye hakkın varsa aynı değerde onun da hakkı var. Sevilmen gerektiğini mi düşünüyorsun, o zaman seveceksin arkdaşım! Hatta daha da abartalım mı? Bana göre hiçbir insan gereken saygıyı ve sevgiyi görmüyor. Çünki ben lügatımdan ‘yetinmek’ kelimesini çıkardım. Eğer bir ortamda insana, hayvana, nesneye bir sevgi gösterimi bahsi geçiyorsa her zaman o sevginin azlığını savunurum. Neden daha çok sevmiyorsun, neden dahasını anlatamıyorsun? Yetmiyor yahu yetmiyor! Senin ne kadar biriyle iletişimin, arandaki o bağ zayıfsa o kadar çok dile dökebilirsin. Ben en fazla olan şeylerin bir cümleyle hatta bir kelimeyle müthiş tasvir edilebildiğini gördüm. Çünki ne derlerse desinler yeterli olmayacak içlerindekini dışa vurmaya. Belki hislerini sahip olan kişiye bile hissettiremezler. İşte öyleleri var ya ne kadar fazla olursa olsun bazı şeyler, daha fazlasının olduğunu düşünenlerdir. Ve karşısında kimin olduğunun önemi yok aslında. Onun duyduğu hisler kendine olan saygısından. ‘İşte herhangi bir şey bu kadar güzel sevilebilir’ dediklerimiz. 

Yetinmeyi öğrendiğimizde, gelişimimiz ve mutluluğumuzun sınırına ulaşmışız demektir. Hani insan sürekli gelişen bir varlıktı. O zaman neden yetiniyoruz ki. Küçük şeylerle mutlu olmakla bu dediğimin yakın uzak alakası yok. Küçük şeylerle mutlu olabiliyorsak, o küçük şeyler büyümesin de bizim onlara duyduğumuz mutluluk büyüsün. Ama hiçbir şey olduğu yerde kalmasın. Hep daha çoğu olsun.  Unutmayalım ki her şeyin dahası vardır. 

Mutlu olmakla yetinen mutlu olmaz. -Orhan Pamuk

okur

Yazar: Nur

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın
  1. @byfilozof haklı olabilirsiniz tabi ki. Hastalık boyutunda zararı kendisiyle de kalmaz. Eğer yanlış ifade ettiysem affola, suçluların da yetinmemesi gerektiğini savunmuyorum. Onlar dahi durmazken, elindeki ona yetmezken neden niyeti iyi olan insanlar yetinsin.
    Yorumunuz çok kıymetli oldu benim için. Ben teşekkür ediyorum.

  2. Bu konuda denge tarafındayım. Bazı durumlarda yetinmemek; göz karartan ölçüde hırs, mükemmelliyetçilik gibi daha saymakla bitmeyecek sorunlar oluşturabilir. Bir katil, yetinmemekle cinayet işlemeye devam edebilir. Başarılı bir öğrenci, yetinmemekle yoğun kaygı yaşayabilir. Duruma ve duyguya göre, hazlarımızı anlamanın ve kontrol edebilmenin büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Azlığı ya da çokluğu değil, bireye psikolojik ölçüde zarar vermeyecek ve psikolojik olarak destek olacak ölçüdeki duygunun ya da durumun varlığını destekliyorum. Azlık durumunda yetinmemek güzel olsada, çokluk durumunda hastalığa dönüşebilir.
    Bu konunun, duygular ve durumlara göre değişiklik gösterebilecek bir konu olduğunu düşünüyorum.
    Fikirlerinizi açık ve net biçimde ifade etmişsiniz. Yazınız kişisel gelişim türünde olmuş. Farkındalık yaratabileceğini düşünüyorum. Emeğinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.