Baba…

Baba sırtını dayadığın dağdır ya da nereden sarsacağını düşünen. Baba gecene doğan güneştir ya da gündüzüne çığ gibi düşen bir karanlık. Baba vardır gece yollarını gözleyip kapısını açmaya koştuğun, baba vardır sesini duyunca gözlerini yumduğun. Baba vardır seni ayakta tutan omurgandır, baba vardır senin bükük boynundur. Baba babadır işte. Kimi kalbindeki en derin yaraları açar, kimi kalbindeki ilk tahtı kurar. Babadır seni sen yapan. Gülüşünü güzelleştiren de, gülmeyi unutturan da babadır işte. Kimi dünyaya gözlerini açmaya sebeptir, kimi yaşadığına isyan ettiren. Bazı babalar vardır yokluğunda özlenen, bazı babalar vardır varlığında yokluğunu yaşatan. Baba babadır değil mi? Babandır. Sana bir hayat bahşetmiştir, seni yetiştirmiştir. Kimi sana en büyük acıları yaşatarak ayakta nasıl kalınırmış onu öğretir, kimi kızının tırnağı kırılsa oturup onunla ağlar. Vardır baban ama yokmuşcasına düştüğün. Bazı babalar yaradır çocuklarına, bazıları dert. Ama ne olursa olsun her zaman bir umut oluyor içinizde. Umut her zaman vardır zaten değil mi? Umut ruhun en güzel ateşidir çünkü. Umut etmek, ruhunuzu bir yaksa da yine de vazgeçemiyorsunuz ve bu daha da acıtıyor canınızı. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.