Aşkın Yer Hali; Lisede Aşk?

Yeni serimizin adı; “Aşkın Yer Hali”

İlk bölümümüz ise Lise.

LİSEDE AŞK:

En güzel çağ genelde lise çağı oluyor insanlar için. Yavaştan büyümeye başladığımızı hissetmemize rağmen, halen daha çocuksu tavırlar içersinde olduğumuz, o büyülü, utanç verici, unutulmaz çağ.

Lise çağının en büyük olayları ise dostlukları ve aşklarıdır.

Platonik seviyorsanız zaten en başından yandınız çünkü ciddi ilişki düşünmeyen bir yapınız varsa zaten o platonik sevmek olmaz, direkt açılıp, birkaç ay takılmalık bir ilişki olur ve zaten bu kafada olan birinin platonik sevdiği zaman dilimi de haftalara bile erişemez çoğunlukla, yıldırım ateşinde sever ve söyler doğrudan.

Asıl platonikler ise saklamaya, sular boyunca özgüven depolamaya mecburdurlar çünkü ne olursa olsun içlerinde geleceğe ereceğine inandıkları bir umut vardır ve sırf bu yüzden ağırdan alıyorlardır.

Zamana bırakılırsa platonikler acı çeker, hele ki iki kişi de birbirine platonik, birbirinden habersiz platonik ise vay hallerine, yerlerinde olmayı hiç istemem doğrusu.

Sahi platonikliğin haricinde de en ciddi düşündüğünüz ilişkinize  bu çağda başlarsınız, ya da öyle zannedersiniz ama şansınız , uyumunuz, bir tutam da sabrınız var ise eğer o ilişki gerçektende uzun yıllar sürebilir.

Tabi insan, o çağda kalbini diğerlerine kapama konusunda güçlük çekiyor ve belki de bir kişiden köküne kadar emin olduğu halde ona hak ettiği değeri veremiyor.

Yaşanması gerekenler hiç yaşanmıyor, bir araya gelmesi gereken eller hiç birbirine değmiyor.

Çünkü anlık bir heves ve gözde büyüttüğümüz, ya da küçülttüğümüz insanlarla bir süre sonra acı şekilde vedalaşıyor, yüz yüze  bakamayacak düzeylere iniyoruz. 

Bunun sebebi basit;

tutulmayan sözler, sadakatsiz tavırlar, önemsememe.

Ya da tam tersi; 

el üstünde tutma, kalbini dışarıya kapama, değerli olduğunu hissettirme.

Her ne olursa olsun veda ettiğimiz lise aşklarımız, bizim en çok haksızlık ettiğimiz ilişkilerimiz olarak aklımızda ebedi bir yer ediyor, zaman zaman geçmişe döndürüyor, bir süre o noktada, o anılarda bizi esir ediyor. 

“Keşke” diyoruz sadece “keşke” ama iş işten geçti bile.

Lisede ki aşıkların, birbirlerine ebediyen sadık kalındığı çok az görülür zira o az görülenlerin sonu da genelde evliliğe kadar gider.

Bir üniversite erkeği mesela, lise çağındaki bir kız için olduğundan fazla hazır iken, lise çağındaki kızımız henüz karar mekanizmasını netleştiremediğinden midir bilinmez, halen daha bir arayış içerisindedir.

Çabucak güvenmek istemez veyahut herkese bir çırpıda güveniverir.

Lise erkekleri içinse durum, çok daha içler acısı maalesef, ne de olsa üniversite erkeğinin bile çözemediği o karar mekanizmasını çözmek durumunda kalıyorlar amma ve lakin onların şansı da bu kafası karışık kızlarımızı, üniversite erkeklerine nazaran çok daha fazla görmeleridir.

Sonuçta gözün görmesi, gönlün sevmesi kadar kuvvetli olmasa da bir yerden sonra göz de gönül tahtının sahibini görmek isteyip huzursuzluk çıkarabilir sevgi sarayında.

Bu da lise çağındaki bir kızın, kendinden büyük birine umut vermesi, o umuda sadık olmak gerektiğinde ise kendini geri çekmesi sonucu, peşinden artık oldum diyecek yaşa yaklaşan bir genci sürüklemesi, belki direktmen kölesi etmesidir. Hatta daha yaygın bir tabirle “Aşık etmesi” demektir.

Bu doğrultuda umut vermemek, en garantili çözümdür ve genel olarak lisenin aşk kavramını da bu kelime ile özetlememiz de mümkündür; Umut.

Lisenin aşkı bir umuttur görmek isteyene, çok uzun bir yola çok erken yaşta çıkabilme umududur. Bir insana değer verebilme ve bu değerin karşılığını alabilme umududur.

Ve umut vermeyen bir lise kızı, farkında olmadan üniversite erkeği için de iyi bir şey yapmış sayılır. Ne de olsa garanti olmayan bir sevginin peşinden gitmek istemez hiçbir olgun düşünceli erkek. İşler garanti olsun ve zaman yarasın ister kavgalara, sorunlara, bağışıklık versin ister aşkına. Umut versin ister.

Çok yanıltır lise aşkı, beklenmedik yerden vurur insanı.

Öncesinde yarım kalmayı göze almak gerekir, çünkü unutmayın ki sizin o yaşlarda ebediyen kavuşmanızdan daha gerçekçi bir ihtimaldir yarım kalacak olmanız.

Zamana bırakın kendinizi ve tatlı bir heyecanla yazın hikayenizi.

Ne de olsa hiçbir zaman tamamıyla unutturmayacak o aşk kendini.

Selam Ben Emirhan
Yolunun daha henüz çok çok başında olduğunun farkında olan az insan var hayatta, henüz bir başarı elde edemeden kendini alim sanan çakma filozoflar var, insan, nankör ve kibirli olmasıyla tanınır, ben ise halktan biri, ülkedeki milyonlarca gençten yalnızca bir tanesiyim, Selam, ben Emirhan.
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Hava Neden Karanlık

Hava Neden Karanlık

Sonraki
hayata dair

İlginizi Çekebilir

kooplog'da yeni misin?
  • Kişisel akışını oluştur
  • Favori yazarlarını takip et
  • Yazılarını binlerce okura ulaştır
  • Yarışmalara katıl, ödüller kazan
Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için kaydol!
kooplog'da yeni misin?
  • Kişisel akışını oluştur
  • Favori yazarlarını takip et
  • Yazılarını binlerce okura ulaştır
  • Yarışmalara katıl, ödüller kazan
Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için kaydol!
Aralık ayı blog yarışması başladı, 1.000 TL'ye kadar ödül kazanabilirsin
Aralık ayı blog yarışması başladı, 1.000 TL'ye kadar ödül kazanabilirsin
kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.