Anda kal…

Şimdi sana önereceğim şarkıyı aç ve gözlerini kapat. Birlikte hayal kuracağız. Biraz olsun insanların kalabalığından kaçacağız. Mümkün mü? Evet mümkün… Sadece hisset ve anda kal yeter.

Zaman zaman özgürleşmek ister herkes. Ruhunda hissetmek, derin bir nefes almak ve verdiği nefesle yeni bir ruh bulmak… Bazen çok zordur bunu yapmak, bazense bir göz kırpışı kadar kolay. 

Arabayla uzun bir yolculuğa çıkıyoruz şimdi seninle. Dümdüz ve upuzun bir yol önünde. Sağında ay çiçek tarlaları, solunda, biraz uzağında kaldığını bilsen de deniz. Rüzgar gülleri ritim tutuyor müziğine. Şimdiden anlaşalım, ben Yaz severim. Yaz ayı, temmuz falan. Sevdiğin o şarkı son ses açık, bağıra bağıra söylüyorsun… Arabanın camı açık, sıcacık havayı iliklerinde hissediyorsun. Saçların uçuşuyor, her yer sapsarı… Elini camdan dışarı uzatmışsın, parmaklarında telefon yerine, rüzgarın yumuşacık geçişi. Güneş her bir zerreni ısıtıp seni ışıklandırıyor. Işığını sana borç veriyor. Güneş çok bonkördür bunu unutma. Her zaman parlar ve parlatır.

Varacağın yeri düşünme. Hani derler ya, yüreğinin götürdüğü yere git diye, klişe ama gerçek. Sen güneşi takip et. Bir de gittiğin yerde deniz olsun mutlaka. Deniz özgürlüktür. İnsan özgür olmadan mutlu olamaz. Kalabalıkların içinde kaybolmaktansa, denizin içinde özgürce süzül… Rotan hep güneş olsun, rüzgar gülleri yol göstericin. Deniz ise hep varacağın daimi durağın…

Andrew Bird – Sisyphus

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.