Almaya Mı Geldin?

Kırıklıklar dolu kan revan basmış ruhuma ne iyi gelir bilir misin?Uykusuz gecelerimden kana bürünmüş gözlerimin ferini kim almış bilmiyorum.Acizliğime acizlik biçmiş beni almaya gelmiş gibisin.

Hoşgeldin..Müsade senin,kötü gecelerimide,feri gitmiş karanlık gördüğüm gözlerimi,ruhumuda al da git…Onlardan ne hatıra nede bir parça bende kalsın.Sana emanet..İster göm,ister sende bırak onları gitsin geçmişe doğru..Usul,usul sessiz sedasız..Aldığının doygunluğuyla…

Azalmışlığımın tatlı yorgunluğu,bitmişliğimin yerini doldurma heyecanıyla yaşamaya devam ederim..İnsan hep öyledir zaten,tükenir azalır yoksunluk içerisinde yeni parçalarla tamamlanır,yada tamamlandığını sanıp, hayatı öyle yaşar…Sanılanlar aslında sandıklarımız mıydı?

Karmakarışık tümceler içerisine düşmüş fısıltı gibiyim.Bazen sesli,bazen duyamayacağın kadar sessiz bir mırıltı…O ses işte yada mırıltı yankılarına çarpmaya devam edene kadar nereden geldiğini anlamaya çalışırsın.Şimşek çakar tedirgin olur,yakın mı uzakmı der durursun…Benim fısıltımı duymak isteyen duyar.Duydukların gerçekten duydukların mı yoksa duymak istediklerin miydi?Duymak istediğin gerçekten duyduğun muydu?Bu heceler topluluğu seni nereye götürecek,devam mısın?

Ben bulandırdım,şimdi çözmeye çalışıyorum…Anlatmak ve anlaman için…

İnsan diz boyu bir kulvarın içinde değişkenlik gösterir.Anladığıyla,hissettiği kadar tamamdır kendi düzeneğinde…Gerçek,doğru nedir ona göre değişir..Yaşadıkları,gördükleri onun doğrusunu,yanlışını belirler..Seçilenlerin doğrusunu,yanlışını yaşıyoruz..Sürekli değişim halinde olan insan sürekli azalır yada ekledikçe ekler ama illaki birşeylerden koparak,kaybederek..Dibi görme,yeni başlangıçlar edasıyla kendi kulvarında döner durur aslında…Geçmişe bir parçasını teslim ederek yeni kendisinin elini tutar.Onu çok sever,ama bilmezki onu O yapan emanete bıraktığı parçasıydı.Duydukları yankılanmasaydı duyduğu yeri bulabilir miydi,tedirgin olmasaydı başka yollarda kendini bulabilir miydi?Peki gerçek, sandığımız mıydı?Doğrusu,yanlışı neydi bu düzeneğin?Söylüyorum SENSİN..Başının üstünde taşıyacağın her zaman SEN..SEN olmasan kaybetmeden yeni şeylerin olabileceğini,umudun gerçekte kendin olduğunun farkına varır mıydın?

İşte bende tükendiğim noktayım..Dibi görmesemde başka yolların yolcusu olmak üzere geçmişe emanet ettim Onu..Onu da seviyorum,sandığımı da…Belkide gelecek olan bir sürü BEN vardır bu hikayede..Her neyse ! O olmasaydı,sevmek için ne kadar yol katettiğimi,tahammül seviyemin sınırını keşfedemezdim.En yorgun halimi bilmez,en savaşçı ruhumla tanışamazdım.

Şimdi benden git,beni benden alan geçmişimle usul usul…İyi ki benim oldun,sen benim en yakınımsın.ÇÜNKÜ SEN, BENİ BEN YAPTIN…

Toz değilsin üfleyemem,bir müsvette değilsin kolayca atamam…Sen benim bir parçamdın..Şimdi beni benden almaya geldi geçmiş,onunla git…Ben yarım kalacağım ama başka fidanlar filizlenecek bu bünyede..İçin rahat olsun,seni unutamam,geçmiş silinmez,izi kalır…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.