2120 Yılından Bir Hikaye

Tarihte incelediğimiz konuyu düşünüyordum. Dalıp gitmiştim o büyük salgını düşünmeye. Bu sırada telepasyonuma bir arama düştü. O irkilmeyle açmayı düşünmüş oldum ve Can’ın sesini hissettim. İtalya’ya ışınlanıp pizza yemekten bahsediyordu. Tamam dedim. En son aldığım elbiseyi giymeyi düşünürken üzerimde belirdi. Bu yeni giyilebilir gardırop teknolojisi biz saatlerce ne giyeceğini düşünen kadınların imdadına yetişmişti. Düşündüğümüz an üzerimizde beliren kıyafetler sayesinde giyip çıkarmakla vakit harcamayarak üzerimizde duruşlarına göre kolay ve hızlıca karar verebiliyorduk. Kendimi hazır hissettiğim anda çipimin derinliklerinde Can’ın gönderdiği konumu bulup ışınlandım. Restoranın en güzel yerinden rezervasyon yaptırmış. Mululukla oturdum. İşten okuldan konuşurken lafı 2020 yılına getirdim. Ne kadar biliyor ne düşünüyor çok merak ediyorum.

“Can sence biz yaşasak o büyük salgını ne yapardık.”

 “Bilemiyorum 60 gün evden hiç çıkmamak nasıl bir şey hayal edemiyorum.”

“Acaba o salgın yaşanmasa nasıl olurdu. Büyüklerin dediğine göre o salgın bilinçlendirmiş insanları. Hijyen konusundaki hassasiyetimizi o salgında kazanmışız. Doğa ancak herkes eve kapanınca düzelmiş.”

“Bence bu konularda dikkatli ve dikkatsiz insanlar hep var. Hijyen ve doğa hassasiyetine sahip insanlar eminim salgından önce de vardır. Ve maalesef bu konularda dikkatsiz insanlar hala var. Sadece devletler boyutuna ulaştı bu dikkat ve bu sayede insanlar artık zorunlu yapıyor bunları.”

“Evet haklısın sanırım. Dikkatli ve dikkatsiz insanlar hep oldu, hep olacak. Çok karamsar bir süreç olmuştur muhtemelen düşünsene evden çıkamıyorsun, dışarıda çok ciddi bir hastalık var. Ölüm korkusu ve sıkıntının kol gezdiği bir dönemdir herhalde.”

“Aynen öyle olmuş. O zamana kadar psikologların değeri bilinmezmiş. Salgından sonra en değerli mesleklerden biri haline gelmiş. Şimdi herkesin bir terapisti var, o zamanlar terapiste gitmek kötü bir şey gibi görülürmüş”

“Terapistim olmasa ne yapardım bilemiyorum. Haftalık bir rutin benim için.”

“Şimdi herkes için öyle o zamanlar toplumun elit kesimi için hayat gerçeği, alt tabakalar için absürt bir olaymış.”

” Şimdi günlük yaşamımızda yer etmiş başka neler var salgın etkisiyle yerleşmiş olan?”

“Buna yalnız olmayı sevmek derdim ama bu da hijyen gibi. Sadece o günlerde insanlar eve alıştı; kendi içine dönmeyi ,kendisiyle vakit geçirmeyi öğrendi. Bu nedenle yalnızlığı sevmeyen bile kabullendi sanırım. Gerçi bahsettiğimiz çağlar teknoloji öncesi  değil. Görüntülü konuşma kavramı yeterince yaygınmış o zamanlar. Şimdiki telepasyonları , hologramik  araçların yerini alamasa da yalnızlığı sevmeyen insanların yalnız kalmamasına yetecek kadar kurtarıcı olmuşlar.”

“Çok ilginç. Şimdi hayatımızın içine yerleşmiş olan şeyler o büyük salgının etkileri imiş.”

“Bir büyük olayın yüzyıllar boyu etkileri oluyor. Tek bir olayın etkilemesi kesinlikle çok ilginç ama yaşanan olay o kadar büyük ki yaşandığı dönem bile bir çok şeyi değiştirmiş.”

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.