Yaşamın Kıyısı

Gece çökmüş sahiden bir basmakalıp düşünceden, yalvarıp durur insan, tek düze bir şehirden. Alacalı bulacalı belli değil yaşamın. Anlatacağım o ki insan kaybolur gider zamanda, ne yöne baksa sarılmış dört duvar tuğlayla sarılacak sarmalanacak sanır bir bebek gibi, büyümez duygular. Yardım arar yardım etmiş gibi hayatın tam ortasında ölmüş bir beden sanki, yola çıkmış arar kaybettiği ne vardır, kazandığı ne vardır. Duygusuz duyguların arasına katılmışız, gönlümüz görmedikten sonra gözümüz hiç görmez hayallere dalmışız, yaşamın kıyısında uyanmışız. Hiç yoktan savrulmuşuz, harcanmış yok olmuşuz adına da hayat demişiz. Yaşam kimine göre yaşam kimine göre yaşama. Tutunacak bir dal kalmamış kesmişiz tüm ağaçları. Artık tutunacak hal kalmadığına göre utanılacak hal de kalmamış. Rüzgarda savrulmuşuz yanıp külden beter olmuşuz. Yine de durup da sevgiden bir haber olmuşuz. Oysa yanmadan da yakmadan da pişer insan, sevgiyle. Hangi yöne gidersek gidelim sonumuz aynı yöne çıkar önemli olan o yönde mutlu olabilmek. Duygularla olmak her zaman iyidir, kah güler, kah ağlarsın ama bilirsin ki insansın, başkasına zarar vermediğin sürece. Yolunuzu da yönünüzü de iyi belirleyin direksiyon sizde, sadece kaza yapmayın yeter. Ölümün çaresi yoktur. Her zaman umut ettiğin sürece umut vardır. O umuda sıkı sarılın.      

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.