Tarihin En Büyük Salgını: İspanyol Gribi

1918 (4 Mart)- 1920 (Aralık) tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Fuston kampındaki bir aşçıda, sonrasında kamptaki bir grup askerde ortaya çıkan H1N1 virüsünün yol açtığı bir pandemidir. 18 Ay içinde yaklaşık olarak 50 ile 140 milyon insanın ölümüyle sonuçlanan bu salgın, dünya tarihinde bilinen en büyük salgın olarak kabul edilir.

 Salgının en önemli özelliği çocuk, genç, yaşlı dinlemeksizin her yaştan insanı aynı şekilde etkilemesi ve insandan insana geçerken mutasyona uğramış olmasıydı. Başta hayvandan insana geçtiği düşünülen salgının hava ve nefes yoluyla bulaşıldığı anlaşıldı. Bu yıllarda dünya nüfusu 1 milyar 800 milyon civarında seyretmekteydi. Salgında ölen insan sayısı yaklaşık olarak dünya nüfusunun %15’ini oluşturmaktaydı. Bu rakamların kesinliği de yoktur. Çünkü insanların salgından mı yoksa savaştan ötürü mü öldükleri tam olarak tespit edilememişti. Virüsün 20 ile 40 yaş arasındaki erkeklerde çok daha öldürücü olduğu tespit edilmişti. Hatta o kadar fazla erkek ölmüştü ki kadınlar evlenecek insan bulamamıştı.

 1. Dünya Savaşı halen devam ediyordu. Savaş nedeniyle askerlerin Avrupa’ya gitmesiyle hastalık bütün dünyaya hızlı bir şekilde yayılmaya başladı. Böylelikle küçük bir kampta ortaya çıkan hastalık Dünya Krizi haline gelmişti. Pandemi üç dalga şeklinde sürdü. Birinci dalgada hastalık belirtileri normal bir grip şeklinde seyrettiği için neredeyse hiçbir ülkede önlem almadı. Umursamadı. Fakat Ağustos ayına gelindiğinde virüs ikinci bir dalga halinde tekrar kendini gösterdi. Askerlerin sürekli savaş halinde olması hastalığın yayılmasını çok kolaylaştırdı. Başta Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Avrupa’nın ardından Asya’nın güneyine kadar ulaşan salgın birçok ülkede çeşitli önlemler alınmasını zorunlu hale getirdi. Aralık 1918’ e gelindiğinde hemen hemen her yerde salgın kontrol altına alınmıştı. Çeşitli önlemler devam ederken 1919 yılında Avustralya’nın bütün önlemleri kaldırmasıyla salgın üçüncü dalga halinde tekrar kendini gösterdi. 1919 yılının Mayıs ayına gelindiğinde tam dünyaya salgının bittiği açıklanacakken önlemler yeniden gevşedi ve salgın Japonya’da tekrar kendini gösterdi. Ve bu yüzden 1920 yılının sonuna kadar devam etti. Önlemlerin zamanından önce gevşetilmesi çok daha fazla insanın ölmesine neden oldu. Aynı zamanda dünyada ekonomik, siyasal ve sosyal birçok krize sebep oldu. 

Hastalığın herhangi bir aşısı ve tedavisi bulunmamaktaydı. Dünyada alınan önlemler, karantinalar, hijyen kuralları sayesinde sona erdi. İnsanların toplu olduğu yerler kapatıldı, toplantılar yasaklandı, kamuya bağlı alanlar dezenfekte edildi. Türkiye de bu hastalıktan etkilendi. Okullar tatil edilmiş, el sıkışmak resmi olarak yasak haline getirilmişti. Ne yapacağını bilmeyen bazı insanlar kendilerine göre çeşitli önlemler almıştı. Cebinde patates taşıyan, soğan banyosu yapan, ağzına pamuklu maske takan çeşitli insanları panik ele geçirmişti. İsmine İspanyol Gribi denmesinin başlıca nedeni hastalığın İspanya’da çıkmış olmasından değildi. İspanya’nın 1. Dünya Savaşı’nda yer almamasından ötürü askeri sansürünün olmamış olmasıydı. Diğer ülkeler sansürden dolayı basında bu gripten bahsedemezken, İspanya bahseden ilk isim oldu. Bu nedenle Dünya’da İspanyol Gribi olarak adlandırıldı. Kısaca İspanyol Gribi normal bir gribe göre çok hızlı yayılan ve yaş, cinsiyet gözetmeksizin insanları çok hızlı bir şekilde öldüren bir salgındı. Aradan 100 yıl geçmesinin ardından dünya yeniden bir virüsle karşı karşıya.

 Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsü yenebilmek için İspanyol Gribini örnek göstererek şu cümleleri kullandı: “İspanyol Gribi salgınında, koronavirüsle aynı şekilde bulaşan H1N1 virüsüne karşı tedbir de aynıydı: Maske, mesafe, temizlik. Tedbirler yaygın uygulanmadı, hastalar izole edilmedi. Virüs 500 milyon insana bulaştı. 50 ile 100 milyon can kaybı oldu. O salgından tedbir dersi alalım.

okur

Yazar: Erva*

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.