‘SON’ Bahar Vakası

  'SON' Bahar Vakası

Ağlatan dram filmleri, saatlerce boşluklara daldıran unutulmaz nakaratlar ve olmazsa olmazımız zor bela dökülen 2 satır melankolik dizeler… Sahi, niye bu kadar dağıtıyor bizi bu sonbahar.  Dökülen yapraklar, azalan yıllarımız… Doğanın bile birbirinden ayrıldığını görüyoruz bir süre sonra. Kısır döngü vâri. 

Düşünmeden edemiyorum. Her kahkahanın ardı bir çığlık mı? Her sıcaklığın arkası bir soğukluk mu? Son olarak sorarım, her birlikteliğin sonu soluk almaya devam eden bir ölüm mü olmalı? 

Mutlu olmaktan o kadar korkuyoruz ki, sevmektense bir o kadar fazla. ‘Sonu belli olan bir şey için neden çaba harcamalıyım?’ Diyen birçok insan tanıdım, mutluluktan vazgeçen. Havlu atıyoruz ringin ortasında, cesaret kırıntısı olmayan rakibimize aldırmayarak. Oysa bir damla ter dahi göremiyorum alınlarımızda. Vücutlarımızdaki yara ihtimallerini söylemiyorum bile. Vazgeçmeye sebep arıyoruz, ölmek içinse küçük de olsa acılar. 

Ben böyleyim, siz şöylesiniz demiyorum. Diyemem elbette. Benim de bir sonbahar vakası olmamam için ne gibi engel var? Ayrılıktan bahsederken yaşayan ölüm betimlemesi kullandım. Evet ayrılıkları bir ölüme benzetiyorum. Ama yaşamaya devam eden ölümlere. Yani ölenlerin biz değil, anılarımızın olacağını söylüyorum. Tekrar aynı yerde, aynı kişilerle yaşanamayacak olan anılarımızın. 

Bir ağaç yapraklarından koptuktan sonra yeniden yeşermeye küsüyor mu? Yeniden yeni doğmuş gibi çiçeklenmiyor mu? Peki düşen her yaprak tekrar aynı dala mı misafir oluyor? Her sorunun cevabı tamamen size ait. Ne var ki sonbahar vakası olmamaya hiçbir şey engel değilse, sonbahar içinde ilkbahar yaşamaya da hiçbir şey engel değildir. 

Peki siz de bir sonbahar vakası mısınız?

Rapor Et

blogger

Yazar: Seher Kutlu

İstatistik tuttuğum kağıtlar ardında uslanmaz bir okur, yazar, çizer oluyorum. Ben yazdıklarım ve yazacaklarımdan ibaret bir ölümlüyüm. Fakat ruhum dışında.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?