in

Sinek

Sinek

Sinek

Bilirsiniz işte… 

Sinir bozucu bir lekedir havada, sesi, biçimi ve her haliyle minik bir yaratıktır sizi usandıran. Gelir yapışır teninize ve emer kanınızı, hücre büyüklüğüne erişmiş zihniyle, akıl ve erdemden yoksun hareketleriyle rastgele gezindiğinden tahmin de edemezsiniz nereye kaçacağını, nasıl davranacağını. 

Ürkek ve çaresizdir böyleleri. 

Uygun sıcaklık ve nemi bulduğu ilk fırsatta gerinip kanatlarını kaşır ve canlanıverir aniden. Uçuşur çevrenizde. Hayatın güzelliklerinin içine etmesini de iyi bilirler, en rahat anınızda ensenizden ısırıp sinir de bozabilirler. Pek de bir şey değiştiremezler bu davranışlarıyla halbuki. 

Yetenekleri bunlarla sınırlıdır böylelerinin. 

Fazla güç gerektirmeyen hafif bir el hareketinden korkup kaçacak kadar zavallıdır, çünkü ölümcüldür onun için bu hareket, bütün hayatı buna bağlıdır bir bakıma; kaçmak ve sonra yine gelmek yüzsüzce. Havada dolanarak tiz bir vızıltı yayar durup dinlenmeden, dikkatinizi dağıtacak işlerin peşindedir aslında. Aman ne kadar önemlidir onun görüşünde bu çabası! Hayatını ortaya koymuş davası için, baksanıza. 

Taze dışkının üzerine üşüşür, sırf ısınmak niyetiyle kavrayamadığı pisliğin aşığı olmuştur birdenbire ve yine o pisliği yayar çevresine. Tek faydası besin zincirinde bir kertenkeleye ya da bir kurbağaya yemek olmaktan öteye gitmez böylelerinin. 

Aramızdalar ve yürüyorlar, insan bedenine girmiş sinekler. Seslenirken onlara hitap ettiğiniz kelimenin anlamlarından yoksun, boş, önemsiz… Maalesef yaşamayı da başaran bir tür olmada yetenekliler, sinekler gibi sayıca üstünler. Gübre yığını üstünde sevişip koklaşarak bıraktıkları iğrenç larvalarıyla gurur da duyuyorlar. Öyle ki, günün birinde sizden üstün bir mevkide, sineğin teki oturuyorsa şaşırmayın. Beceriyorlar bunu da bir şekilde. Karşınızda dikilip, iğrenç biçimlerinin üzerini örten pahalı olduğunu görgüsüzce vurguladıkları şık kıyafetleriyle caka satıyorlar üstelik. Egoist uyuzlarını kaşıyorlar sürekli, bir sineğin kanatlarını kaşıması gibi.

yazar

Yazar: Peakybulls

Bilerek ve isteyerek bir işe girişmiş ama sonunda kendi çukurumu kazmıştım. İki işten birini seçemez olunca, ikisini de yüzüstü bırakanlar gibiyim. Sırf, salt hıncımdan dolayı sevmediğim işi yapmaz olabiliyordum. Bu hıncımla kime kötülük ettiğimi açıklamak elimde değil, bunu ben de bilmiyorum; bildiğim bir şey varsa, o da iş yapmamakla bütün zararı olsa olsa kendimin çekeceğidir. Gelecek zararı bilmekle birlikte, denizciliği bırakma fikri bile tek başına, dertlerime tuz biber ekiyordu.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.