Seni Yaşayamadığım Çocukluğum Sanmıştım

Sahi sen benim hayatımın neresindensin… Dur ben söyleyeyim , “Benim hayatım sendin”. Ne zor geçmişte kaldığını belirtmek. Oysaki yazarken de okurken de çok basit. Ama ben seni, yaşamadığım çocukluğum sandım! Artık üzülmuyorum bundan sonra çocukluğumu da yaşamak istemiyorum, yaşamadan büyüdüm ben en zoru da yaşadım sanmamdı galiba. Sen benim hayatım en güzel parçası olarak kall ADAM. Ne yapmış olursan oll… Birgün geri döndüğün zaman sadece ufak bir tebessüm edeceğim sana.  Çünkü sen, beni aldattığın insanların, seni benim gibi seveceğini sandın. Bende sandım, ama hiç birsey benim canımı bu denli yakmadı. Bu iki cumle arasında öyle fark varki, yaşanmış farklar sen çok iyi bilirsin aslında. Yaşanmaması gereken, yaşansa bile telafisi olur sandığım ama telafi etmediğin yaşaması güç gerçekler. Neyse… Sen en çok çocuğuma ayıp ettin.. Sonra da bize yazık etti! Alışamadım yokluğuna ve halâ özlüyorum işin doğrusu! Aslında düşmeye, daha doğrusu başkaları tarafindan itilmeye de alışkınım. Bu ilk düşüşüm de değil. Senden bunu hiç beklemiyordum sadece. Koca bir hayâl kırıklığı bıraktın senden geriye. Biliyorum yine iyileşecek kanayan ne kadar yaram varsa. Fakat sen çok yara izi bıraktın bende ve izleri de ömrümce taşıyacağım seve seve…Fakat senin şuan hiç açılmayan yaran, ben vazgeçince, başkaları ben gibi olamayınca hiç kapanmamak üzere açılacak.. Ve senn çok geç kalacaksın BİZE. Şuan ben ağlıyorsam bu yazıları yazarken… Gün gelecek tebessüm ederek okuyacağım. Olurda denk gelirsen bu yazdıklarıma, belkide şuan gülerek okuyabilirsin fakat, ben tebessüm ettiğim zaman. Gelip ağlayarak okuyabilirsin! Çünkü sen çok geç kalacaksın BİZE…

okur

Yazar: Emine-Aksam

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.