SAKSIDA HÜKÜMSÜZLÜK

Helooooğğğ

Nasılsınız dostlarım. Cynepciğiniz hiç iyi değil :((( bu sefer heybemde yetişkinliğin ağırlığını taşıyorum. Dal taşak gezilen, hoyratça sağda dolda sürtülen, hunharca kahkaka atılan günlerin ardından kara günlerim gelmesine bi’tık kırgınım. Gezegende tek sıkıntı olan, geçim derdinden boğulan benmişçeyimsesine bunalımlardayım. Atak atak üstüne ataklarla kendimi yataktan yerlere atıyorum. Bu geçici oldupuna inandığım günletde sanki yeterince isyanlarda değilmişim gibi ev arkimle bugün derin diyaloglara girdik. FARKINDA MISIN DOSTLARIM GÜZEL VATANIMIZDA İNTİHAR EDEN EDENE. Hey, Türkiye’m ne oldu bize??? Bu karabasan bulutların yalnız benim başımın üstüne döndüğünü zannettiğim günler meğer ne güzel günlermiş. Keşke yalnızca benim başımın üstünde dönselermiş. Ballarım. Yediveten gülü dostlarım. Cynepçiniz de bir zamanlar o sınırı geçti.o umutsuzluk, o çıkış bulamayıp duvarlara toslama hali, o bok kaka pis intihar saplantısı bu bünyeyi de yokladı. Tek kurtuluşun toprak altı olduğunu düşünürdüm. Maselef hala öyle düşünmekteyim. ANCAK. Ancak bakınız ki ölmedim ve burda size bu zırvalıkları sıralıyorum. Ölmediğim için mutlu olduğunuz biliyorum ;))) Sizi seviyorum dostlarım ancak konumuz şu an bu değil. Konumuz intihar da değil. Konumuz anlatmak. Hislerinizi, içinizdeki karanlık dumanı ve çatesizliğinizi anlatmak. Bakın, burda biz bizeyiz yabancı yok. Niçin anlatmıyor da kendinizi uçurumlara sürüklüyorsunuz kuzum?? Ümitsizliklere, tükenmişliklere giden yolun taşlaru anlatamamktan geçiyor. ULAN LAKLAK FARESİ HALİMİZDEN ANLAYAN MI VAR SANKİ diye bağırmayın bana lütfen 🙁 Anlayan olsa insanın içinde dağ biriktirmryeceğini elbet biliyorum. Öyle her önünüze gelene anlatın demiyorum zaten. Mal oğlu mallar, sizi yargılayacak olanlar, sizi aşağılayacak olanlar illa ki var. Dünya pembr bir yer değil bu kabul edilmiş bir nokta ancak insanların bazılarının pembe olabileceği kabul edilemiyor. Burda size 20 li yaşlarının en verimli zamanlarında olan bir dostunuz olarak konuşuyorum. Sik gibi insanlara konuşmayın. Azıcık gözünüzğ açın, açık kulağını verin. Sesinizi duyacak insan illa ki vardır. Onu siz bulun. Amma emrivaki konuştun aq cynebi. Ne anlattığım da belli değil he. Anlatmak istediğim dostlarım, ben o sınırı zamanında geçtim ancak muradına erdiremedim. Tekrar yaşam alanına döndüm fakat sınırdan uzaklaştığımı söylemrm maalesef ki imkansız. Bugün ev arkimle muhabbetimde fark ettim kiiii beni hala sınıra bu kadar yakın tutan şey içimdeki o sinnnsiii canavarı anlatmıyot oluşummuş. Meğer sessizliği onu besliyormuş. Bugün, BU GECE, yargılanmaksızın açım bir yürekle beni dinleyen biri bulunca karşımda sanki böyle sivilcemi sıkmışım da rahatlamışım gibi bi’his oluştu içimde. oha laaaa dünya varmış ağğbiii moduna girdim. Gerçek hayatın sıkıntıları halen devan etmekte, hepimiz hayal kırıklıkları yaşamaktayız. Özellikle şahsım yaşamak için faimi bir savaş veriyor olmaktan epey bıkmış durumda. Hani savaş savaş nereye kadar aq insan bir şey de hazır bir şekilde önüne gelsin istiyor. O iş öyle değiiiil. Anadolunun bağrından kopup gelen, ağzında altın kaşıkla doğmayanlardan iseniz eğer- yani gerçek dostlarım- her zaman savaşmak zorundasınız. Hatta bazı savaşların sonunda kazansanız bile elinize bir şey geçmeyecek. İşte o zamanlar da savaşmaktan kaçmak yerine yardım eli isteyin. Anlatın, ağlayın, isyan edin. Yeter ki susmayın. Anlatmayınca ölürsünüz dostlarım. Ben ölüyordum 🙂 Yine ölüyormuşum da anlatıp rahatlayınca fark ettim. demem o ki HAYAT AĞZINA SIÇABİLİR VE SIÇACAK DA. İşte o zamanlarda yardıma ihtiyacınız olduğunu bilin. 

Amma caz yaptın be cynep

okur

Yazar: cynep

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.