Ruhumuz Çocuk

İnsanı olgunlaştıran yaşının büyümesi midir yoksa yaşadığı acılar mı? Hayatımızda tecrübe diye nitelendirdiğimiz olayları hiç düşündünüz mü? Bu olayların birçoğu olumsuz durumlarla baş edebilmemiz sayesinde tecrübe olarak nitelendirilmiştir. Bu olumsuz durumlardır aslında insanı olgunlaştıran. Peki bizleri olgunlaştıran bu tecrübelerimiz olmasaydı neler mi olurdu? Hadi düşünelim birlikte. Evet ilk cevabı duyar gibiyim: Çocuk kalırdık. Kalbimiz çocuk, ruhumuz çocuk.. Peki çocuk kalınca ne mi olurdu? Dürüst olurduk mesela. Hani eskiden çok duyardık ya “Çocuktan al haberi” diye.. Bu söz üzerinde biraz düşünelim istiyorum. Neden haberler çocuktan değil de büyüklerden alınmıyor? Sebebini tahmin edersiniz herhalde çocuk ne gördüyse ne duyduysa onu söyler çünkü. Olayları değiştirmez, kendisine kızılacağını bilse bile yine de dökülür dudaklarından söylemekten sakınmadığı sözler. Peki büyüyünce neden değişir ki bu durum? Insan büyürken güzel duygularını neden yanında taşıyamaz ki? Değişen zaman mıdır yoksa insan mı? Iyi duygularımız yük mü olmaya başlar büyüdükçe? Yıllar içerisinde karşılaştığımız acı tecrübelerle baş edebilmek için çocuk kalın sevgili okurlar. Dürüst olun,adil olun, sevginizi de kızgınlığınızı da acınızı da belli etmekten korkmayın. Etrafımızda bu duygulardan yoksun, sevgiyi de merhameti de dürüstlüğü de unutan yeterince insan varken siz farklı olun. Çocuk kalın..

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.