Ruhsal Yorgunluk

Yorgunluk kelimesinin sözlük anlamı çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması olarak ifade edilir.  

 Benim için yorgunluğun tanımı ise: Tükenmişliktir. 

Yorgunluk tanımından da anlaşılacağı gibi ruh ve beden üzerinde etkili olan bir durumdur. Beden yorgunluğu, fiziksel olarak enerji kaybının meydana gelmesidir. Beden yorgunluğu geçicidir. Ve ben bu konu üzerinde çok durmayacağım. Asıl değinmek istediğim kalıcılığı uzun süren ruhsal yorgunluktur. Ama beden yorgunluğuna da kısaca değinmek istiyorum. 

 Beden Yorgunluğu:

  • Az uyumaktan veya çok uyumaktan
  • Gereğinden az ya da fazla yiyecek tüketmekten
  • Yoğun iş temposundan yani çok çalışmaktan
  • psikolojik sorunlar vb. durumlardan kaynaklanır. 

Beden yorgunluğunu ruhsal yorgunluktan ayıramayız çünkü ikisi de birbirini tetikliyor. Peki bedenimizde de etkisini gösteren bu ruhsal yorgunluk nedir? 

  Ruhsal Yorgunluk:

Kendi cümlelerimle ifade edecek olursam istenmeyen duyguların ortak bileşenidir. Korku, endişe, üzüntü stres, umutsuzluk vb. İnsanlar bu duyguların hepsini bir arada barındırınca, ruh doğal olarak bunları kaldıramaz ve bitkin düşer. Bu yorgunluk bazen o kadar çekilmez oluyor ki… Yaşam ile ölüm arasında tercih yapmanı ister. Sen bunun farkında bile olmazsın. Bu yüzdendir ki intihar kavramı var hayatımızda. Bu yanlış adımı atan insanlar tükenmişlik sendromunun en doruğundadır. Yani Ruhsal yorgunluğun dozu artıkça tükenmişlikte o kadar çabuk gerçekleşir. 

Ruhsal yorgunluk sürekli düşünmekten de kaynaklanan bir sorundur. İnsanlar bazı konularda endişeli ve takıntılıdır. Bu konu çoğu zaman hayatın merkezinde olur. O merkezde durdukça kişi sürekli bu konuya odaklanır ve düşünmekten kendini alıkoyamaz. Sürekli düşünmekte insanı bedenen ve ruhen yorar. 

Ruhsal yorgunluğun kimi zaman insanı isteklerinden vazgeçirdiğini biliyor muydunuz?

Ben bunu yaşayarak deneyledim. Nasıl mı? 

 Küçüklüğümden beri arzu ettiğim bir hayalim vardı. Ben onu gerçekleştirmek için elimden gelen her şeyi yaptım. Hatta fazlasını. Ben hayalim için hayatımda çoğu şeyi ya ret ettim ya da erteledim. Bu mücadelemi yıllarca sürdürdüm. Hiç pes etmedim. Taa ki bu ruhsal yorgunlukla tanışana kadar. Doğrusunu söylemek gerekirse ruhsal yorgunluğumun sebebi de bu hayalimdi. O kadar yorulmuştum ki hayalimi gerçekleştirmekten vazgeçtim. İlerde gerçekleşse bile benim için çok şey ifade etmeyecekti çünkü kaybettiklerim yanında onun kazancı hep bir yara olacaktı. Biraz ağır bir cümle oldu ama bu yorgunluk öyle bir şey. Ruhsal yorgunluğun tarifi bu yüzden çok zor. Yaşamakla tecrübe edilir. Umarım yaşamazsınız. 

 İnsanlar sürekli hareketli bir hayatın içinde olduğu zaman ruhsal yorgunluğun yerini bedensel yorgunluk alır. Kendimden örnek vereceğim. Bir lokantada garsonluk yapıyordum. 3-4 ay olmuştu çalışalı. İki hafta sonra işten çıkacağımı patronuma söyledim. O’da olur dedi. Eskiden çalıştığım bir iş vardı oraya dönmeyi düşünüyordum. Çalışmayı düşündüğüm yerle görüştüm ve kabul edildim. İki hafta sonra başlayacağımı söyledim. Onlarda kabul etti. Görünür de bir sıkıntı yoktu. Sonra bir sürpriz yaşandı. Çalışmaya başlayacağım işe bir hafta önceden çağırdılar, ben bu işten olmamak için tamam yarın başlarım dedim. Sözümde durmak , daha doğrusu papaz olmamak için garsonluk yaptığım işten de ayrılmadım. Sonuç olarak iki işi beraber yürütmeye karar verdim. Evet bunu yaptım. Bir hafta boyunca her gün iki işe gittim; hem de hiç ara vermeden. Sabah 08.30-16.00 başlayacağım işe 16.30-23.30 çalıştığım işe devam ettim. Dehşet bir beden yorgunluğu yaşadım ama bana mısın demedim. Günün sonunda kendimi eve atar atmaz yatağıma gömülüyordum, ve deliksiz bir uyku çekiyordum. Bu beden yorgunluğu sayesinde ruhsal yorgunluğumdan uçup gitmişti. Bedenim yorgundu ama mutlu ve huzurluydum. 

 Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki sürekli bir şeylerle meşgul olmak insanın ruhunu dinlendirir. Kişiyi yeniden cana getirir. İnsanlar bazen bu ruhsal yorgunluktan kaçmak için sürekli uyuma yoluna da gider ama bunu tavsiye etmiyorum. Neden mi? Bu ruhsal yorgunluk uykuda da gelir bulur bizi. Düşmez yakamızdan, karabasan gibi çöker üstümüze. Daha berbat bir hale getirir. Bence bu karabasanda ruhsal yorgunluğun iş birlikçisi çünkü karabasanı komuta eden de ruhsal yorgunluktur. Uyuyup da fırsat vermeyelim onlara. Başka meşgale bulalım kendimize. Biz ruhsal yorgunluktan kaçtığımız zaman o da belli bir zaman sonra kovalamaktan vazgeçer. Ve böylece biz onu mat etmiş oluruz. 

  

okur

Yazar: semra-kara

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.