Perdenin Arkasındaki Kişi Bölüm 10

Bölüm 10 : Kaçırılma…

     Kevin’in kaçırıldığını duyduktan sonra Max, Tony ve Natasha yola koyulmak istediler ama ne yapabilirlerdi ki Kevin’in nerede olduğunu biliyorlardı fakat nasıl GAB’ın (Gizem Araştırma Birliği) içine sızabilirlerdi. Orası çok iyi korunuyordu. Aslında GAB’ın devletle ilişkileri vardı ama devlete bağlı değildi. Devletten gizli işlerle uğraşırlardı. Bu yüzden onlar kötü taraftı. Devletin onların gizli yerlerinden haberi bile yoktu. Ama GAB bundan hiç rahatsız olmuyordu.

     Önce Kevin’in evine gitmeye karar verdiler. Motosikletlerine atladılar ve yola koyuldular. Motosikletlerindeki dijital ekranda biraz araştırmadan sonra evini buldular ve oraya doğru hızla devam ettiler. 15-20 dk sonra oraya vardılar. Evin önünde bir kaç araba ve kameraman vardı. Tam Max, Tony ve Natasha’ya doğru gelirlerken Tony öksürür gibi yaptı ve siyah paltosunun altındaki silahını gösterdi. Kameramanlar geri çekildi. Max, Tony ve Natasha evin kapısına geldiler. Tony önden gidip zili çalmıştı. Max ve Natasha kapıya geldiklerinde kapıyı siyah giyinmiş, cenaze havasında bir hizmetçi açtı. Natasha ona PAT(Paranormal Araştırma Timi) kimliğini gösterdi. Hizmetçi öne eğildi ve söze girdi:

– Buyurun efendim.

    Natasha:

– Teşekkürler, lütfen evi kimsenin gözetlemediğine ve bizden başkası olmadığını kontrol et.

– Anlaşıldı efendim.

– Lütfen bana “efendim” deme.

     Hizmetçi başını öne eğdi ve içeri girmeleri için bekledi. Hepsi içeri girince etrafı kontrol edip içeri girdi ve kapıyı kapattı. İçeri girdiler ve salona doğru ilerlediler. İçeride kırk yaşlarında siyah giyinmiş, orta boylu, zayıf, siyah uzun saçlı bir kadın yanında onun gibi genç bir kız vardı. İkisi de ağlıyordu ama genç olan muhtemelen annesini teselli ediyordu. Max:

– Merhaba, hanımefendiler. diyerek içeri girdi. Yaşlı kadın başını kaldırdı:

– Siz kimsiniz?

    Max, söze girdi:

– Ben PAT’ın kurucusu ve yöneticisi Max Smith buraya kocanız için geldim.

– Kocamı kaçırıp öldürdüler! dedi ve daha çok ağlamaya başladı. Max, aniden ne diyeceğini bilemez bir şekilde:

– Kocanız yaşıyor!

     Kadın birden Max’e doğru döndü:

– Sen ciddi misin?

– Aslında hayır ama kimin kaçırdığını biliyorum ve onlar öyle bir kişiyi kaçırmak yerine öldürmeyi tercih ederdi.

– Peki kim kaçırdı?

– GAB (Gizem Araştırma Birliği)

– Bildiğimiz GAB mı?

– Hayır, bu onların gerçek yüzü.

    O an genç kız birden lafa girdi:

– Peki babamı nasıl kurtaracağız polisle mi?

– Hayır bize inanmazlar bu işi biz çözmeliyiz.

– Ama nasıl?

– Onu ben de bilmiyorum. Ama bir çare bulmalıyız.

– Size tüm kalbimizle inanıyoruz.

– Teşekkürler, size bir soru soracağım acaba eşinizi neden kaçırmış olabilirler?

– Aslında son zamanlarda bir projeyle uğraşıyordu ve bunu kullanan kişinin en iyi savaş sistemine sahip olacağını söylüyordu. Bunu ben, kızım ve şirkette bir kaç arkadaşı biliyordu. Muhtemelen onlardan biri gizli ajandı. Size güvenebilir miyim?

– Elbette.

– Peki, o zaman beni takip edin.

    Salondan çıktı ve muhtemelen çalışma ofisi olan bir odaya gittiler. Odadaki masanın yanına gitti ve masanın üzerindeki vazonun içinden bir anahtar çıkardı. Anahtarla masanın çekmecesini açtı ve oradan bir kumanda çıkardı. Düğmeye bastı ve masanın karşısındaki duvardaki tablo kapı gibi açıldı ve içinde bir çelik kasa vardı. Bu kasada da bir kumanda vardı ama bu şifreliydi. Şifreyi girmeden önce kızına baktı ve kapıyı işaret etti. Genç kız hemen kapıyı kapattı ve kilitledi. Kadın şifreyi girdi. Birden yer sarsıldı ve masa zemin ile beraber önce biraz havaya kalktı sonra kenara çekildi. Masanın altı bir geçitti. Max, Tony ve Natasha birden kadına baktı. Kadın:

– Önce güvenlik. dedi ve içeri girdi.

    Son olarak Tony’de içeri girince masa eski yerine geri döndü. Geçitte biraz ilerledikten sonra bir odaya çıktılar oda biraz küçüktü. İçinde yirmi iki tane monitör vardı ve hepsi bir kameraya bağlıydı. Evin içi dışı her yer gözüküyordu. Birden bir yeşil ışın odayı taradı ve bir ses:

– Merhaba, Bayan Helen, Genç Hanımefendi Elena ve tanımlanmamış üç misafir hoşgeldiniz. dedi ve Bayan Helen:

– Korkmanıza gerek yok o bir sanal asistan bize işlerimizde yardımcı oluyor çok gelişmiş bir yapay zeka.

– Lütfen, bana öyle demeyin Bayan Helen üzülüyorum. Ne istemiştiniz?

    O sırada Tony sabırsızlanıp:

– Bu küçük kamera odasında ne arıyoruz ve burayı hizmetçiniz biliyor mu?

– Birazdan göreceksin ve evet hizmetçi burayı biliyor. Hey Dipp şifreli giriş istiyorum. dedi.

    Kapının yanındaki duvarda bir kamera çıktı ve parmak izi ve göz tanıma kontrolü yaptı. Asistan Dipp:

– Bayan Helen giriş onaylandı geçit açılsın mı?

– Evet geçidi aç. dedi ve duvar yarıldı.

     Bir merdiven daha çıktı. Aşağı indikçe karanlık oluyordu. Bayan Helen duvarda bir kolu çekti ve Tony’ye dönüp:

– Ama burayı bilmiyor. dedi.

   Her yer aydınlandı. Burası yaklaşık bir hastane kadar geniş ve üç katlı bir ev kadar yüksekti. Bayan Helen, Kevin’in uçaklarını gösterdikten sonra son projesini gösterdi. Bu çok gelişmiş, radarda gözükmeyen ince ve küçük tasarım bir insansız hava aracıydı. Yaklaşık bir araba kadardı. Kevin’in bu aracı anlattığı kişilerden biri belki de bu araç için onu kaçırmasını GAB’a söylemiş olabilir diye düşündü Max.

    Bu Güçlü Bir İpucu…

okur

Yazar: Bunyamin-By

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.