in

Oğlu Ağlamasın Diye Kendi Maketini Yaptıran Anne

Şüphesiz hepimizin aklında ebeveynlik ile alakalı bambaşka imajlar var. Neyin nasıl olması gerektiği ile ilgili genel geçer bir kanıya varmak da pek mümkün değil. Ama elbette ne olması gerektiği ile ilgili de bilgiye sahibiz. Sevgiye ve koruma iç güdüsü ebeveynliğin olmazsa olmazı. Bir çocuk dünyaya getirmek belki de çok zor değil ama dünyaya gelen çocuğa bakmak kesinlikle oldukça zor ve ciddi bir iş. Üstelik tam zamanlı, kaçamayacağınız ve oldukça hassas davranmanız gereken bir iş. Tüm bunları neden konuştuk? Çünkü şimdi sizlerle oldukça ilginç bir haber paylaşacağım. 

Oğlu Ağlamasın Diye Kendi Maketini Yaptıran Anne

Sputnik’in yayınladığı bir habere göre Japonya’da yaşayan Fuki Sato’nun küçük bir oğlu var. Ve tam zamanlı olarak oğluna bakmak mecburiyetinde. Ama çocuk annesine çok düşkün ve annesi yanından ayrıldığı anda ağlamaya ve ortalığı birbirine katmaya başlıyor. Bu durum aileyi çok zorluyor ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Bunun üzerine Baba Sato, Anne Sato’ya “Keşke senin bir maketin olsa böylece oğlumuz seni görür ve belki de ağlamayı keser.” diyor. Önce bu fikre gülüyorlar ama daha sonra fikir akıllarına yatıyor. Ve gerçekten de tam boyutlu bir maket yaptırıyorlar. 

Maket gerçekten de sorunlarına çözüm oluyor. Küçük çocuk annesinin ortalıkta olmadığını fark ettiğinde çevresine bakınmaya başlıyor ve annesinin maketini görüyor. Ardından oyun oynama veya sakince yaptığı işe dönme eğilimi gösteriyor. Haliyle anne ve baba da biraz rahatlıyorlar.  

Peki bu durum ne kadar mantıklı? 

Haberi ilk okuduğumda mantıklı bir çözüm olduğunu düşündüğümü inkâr edemeyeceğim. Neden olmasın? Bence baya işler bir yöntem, dedim. Ama üzerine biraz düşününce durumun çocuğun psikolojisi açısından ne kadar sakıncalı olduğunu fark ettim. Ben bu senaryoda kesinlikle bir ihmalkarlık görmüyorum. Burada amaç çocuğu kriz anlarında sakinleştirmek. Anne veya baba çocuğu maketle bırakıp gitmiş falan da değil. 

Ancak öte yandan, bu maket çocuğun sürekli görüş alanında. Annesinin birebir kopyası ama mimikleri ve bakışlarının açısı asla değişmiyor. Bu bence o yaşta bir çocuk için oldukça ürkütücü bir figür. Anlık telkin için çocuğun belleğinde onarılamaz bir yara açmak çok mantıksız. 

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?  

kooplogger

Yazar: İdil Ceren Yılmaz

Gezegendeki yolculuğunun 24'üncü yılında. Atmosferde başıboş gezen hikayeleri yakalayıp insanlara anlatmak en büyük tutkusu.

Blog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.