Neredeyse Tüm Mağazaların Müşteri Çekmek için Yaptığı Sinsilikler

Neredeyse Tüm Mağazaların Müşteri Çekmek için Yaptığı Sinsilikler

Malum artık dünya tüketici çılgınlığında son noktaya gelmiş durumda. Hal böyle olunca da bütün markaların arasında da satış rekabeti iyiden iyiye artmış görünüyor. Markalar ürünlerini satabilmek için ve diğer markaların önüne geçebilmek için bazı satış ve pazarlama stratejileri geliştiriyorlar. 

İşte, neredeyse tüm markaların mağazalarında yaptıkları sinsiliklerin bazıları:

Hızlı ve Canlı Müzikler

Mağazalar genellikle en popüler şarkıların remix versiyonlarını tercih ederler. Bunun nedeni ise ‘‘Beğen, al, çık!’’ mantığından gelmektedir. Hızlıca almak istediğinizi seçin, alın ve çıkın ki yeni müşterilere yer açılsın. Hatta bir sebebi de hızlı müzikler panik hali oluşturacağı için ihtiyacınız olmayanı da alın diyedir.

Daima Açık Mağaza Kapıları

Her zaman açık olan mağaza kapıları bilinçaltımızda ‘‘Kapımız size her zaman açık, her zaman bekleriz!’’ düşüncesini kurmaktadır. Genellikle bunu daha uygun fiyatlı olan mağazalar yapar. Eğer mağazaların kapısı kapalı ise tam tersidir. Orada size pahalı ve statünüzü belirleyen ürünler satılmaktadır. Hatta bazen bir güvenlik görevlisi bile sizi karşılayabilir.

Zaman Kavramını Unutturma

Hiçbir alışveriş merkezinin ya da mağazanın penceresi ya da saati olduğu görülmemiştir. Peki, mağazalar ve alışveriş merkezleri bunu neden tercih ediyorlar? Amaçları müşterilerinin zaman kavramlarını onlara tamamen unutturarak alışverişte çok daha fazla vakit geçirmelerini, para harcamaktan vazgeçmemelerini sağlamaktır. ‘‘Geç oldu, gidelim artık!’’ demeden saatlerce alışveriş yapsınlar diye kurulan bir stratejidir.

Bütün Markaların Satmaya Çalıştığı Tek Ürün

Bir ürün düşünün ve bir anda o ürünün hemen hemen her marka tarafından reklamının yapıldığını, promosyona girdiğini düşünün. Eğer böyle bir durumla karşılaştıysanız dikkat etmeniz gereken bir durum vardır. Çünkü size sürekli inatla satılmaya çalışılan ürünün bir sonraki modelinde büyük ihtimalle o ürünün özelliği zaten mevcut olacaktır. Bunun en güzel örneği kurutma makineleridir. Bir dönem devamlı olarak kurutma makinesi reklamları dönmekteydi. Ancak artık kimse o reklamları görmüyor. Çünkü bu reklamlardan 6 ay sonra yeni çıkan çamaşır makinelerinde kurutma makinesi özelliği geldi. Markalar da artık kurutma makinesi satamayacakları için ellerindeki makineleri satarak kar etmiş oldular.

Tek Fiyatlandırma

Bu özellik neredeyse her insanın farkında olduğu bir stratejidir. Ürünün fiyatı aslında 300 TL olmasına rağmen nedense 299.99 TL olarak yazılmaktadır. Çünkü insanlar o fiyatı 300 TL’ye yuvarlamak yerine 200 TL’ye yuvarlayacaklardır. Bu sayede markalar müşterilerine daha fazla para harcatırlar.

Yokluk Psikolojisi

Eğer bir markanın çıkardığı ürün çok tercih edilmiyor ve satılmıyorsa, markalar müşterileri üzerinde yokluk psikolojisi uygularlar. Yani aciliyet bilinci uygulayarak ihtiyacı olmayan ürünü sattırırlar. ‘‘Bitiyor, son kaldı, bu fiyatta son ürün’’ gibi ifadelerle o ürünü aldırmaya çalışırlar.

Hediye Kartları

Hediye kartları sanki bize sunulan ayrıcalıkmış hissini yaratır. Hediye kartlarınızı kullanmak istediğiniz zaman alt limit oluşur ve her zaman o karta ulaşmak için 10 TL ve üzeri miktarda harcama yapmanız beklenir. Baktığınızda size çok fazla gelmese de bu miktar toplandığında marka oldukça kar etmektedir.

Bir Alana Bir Bedava

Bir alana bir bedava kampanyası daha çok marketlerde uygulansa da mağazalarda da karşımıza çıkan hilelerdendir. Bedava kelimesini gören herkes alacağı şeyi bedavaya almış hissi yaşamaktadır. Bu sayede daha fazla para harcarken kimse bunun farkına varmaz. Aslında ihtiyaç duymadığımız pek çok ürünü sırf “3 Al, 2 Öde” ve “1 Alana 1 Bedava” gibi kampanyalar yüzünden satın alırız.

Sonuç olarak, markalar pazarlama tekniklerini, size ürünlerini tanıtmak için uyguladıkları gibi, aynı zamanda harcama alışkanlıklarınıza müdahale etmek için de kullanırlar.

Rapor Et

blogger

Yazar: gramafoniğnesi

'Çünkü sadece gramafon iğnesi müziğe gerçek anlamda dokunabilir.''
23 yıldır okumanın, tefekkür etmenin ve yazmanın peşinde...
Toz tutmuş filmleri ve gramafonla tanışmış şarkıları sever.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları