Neden Solak İnsanların Sayısı Daha Az?

Dünyanın çoğunluğu sağ elini kullanırken bazı insanlar ise sol ellerini kullanıyorlar ve bu tamamen doğuştan gelen bir özelliktir. Araştırmalar gösteriyor ki, hangi elimizi kullanma eğilimi gösteriyorsak düşünce biçimimiz, duyu organlarımızı kullanımımıza kadar her şey değişik gösteriyor. Yani, sağlak insanlar ve solak insanlar arasında ciddi farklı olabilir.

Peki, sağ elini kullanan insanların sayısı daha fazlayken solak insanlar azınlıktırlar?

Önce şunu bilmeliyiz ki insanların hepsinin vücutlarında belli ağırlıklar vardır. Örneğin sağ ya da sol kulaktan biri daha iyi duyar, sağ göz sol gözden daha iyi görebilir. Bunu şu şekilde kendinizde de test edebilirsiniz: Telefonla konuşacağınız zaman telefonu hangi kulağınıza tutuyorsunuz ya da duvarı dinlerken hangi kulağınızı dayıyorsunuz? İşte o kulağınız daha iyi duyan taraf olabilir.

Eski zamanlarda çocuk yaşta fark edilen solaklığın giderilmesi gereken bir kusur, bir hastalık olarak görülürdü. Orta çağ Avrupa’sında lanetli insan olarak bile görülürlerdi. Hatta İngilizce sol anlamına gelen ”left” kelimesi ”zayıf” anlamındaki ”lyft” kelimesinden gelmektedir.

Neden Solak İnsanların Sayısı Daha Az? Dünyanın çoğunluğu sağ elini kullanırken bazı insanlar ise sol ellerini kullanıyorlar ve bu tamamen doğuştan gelen bir özelliktir. Araştırmalar gösteriyor ki, hangi elimizi kullanma eğilimi gösteriyorsak düşünce biçimimiz, duyu organlarımızı kullanımımıza kadar her şey değişik gösteriyor. Yani, sağlak insanlar ve solak insanlar arasında ciddi farklı olabilir. Peki, sağ elini kullanan insanların sayısı daha fazlayken solak insanlar azınlıktırlar? Önce şunu bilmeliyiz ki insanların hepsinin vücutlarında belli ağırlıklar vardır. Örneğin sağ ya da sol kulaktan biri daha iyi duyar, sağ göz sol gözden daha iyi görebilir. Bunu şu şekilde kendinizde de test edebilirsiniz: Telefonla konuşacağınız zaman telefonu hangi kulağınıza tutuyorsunuz ya da duvarı dinlerken hangi kulağınızı dayıyorsunuz? İşte o kulağınız daha iyi duyan taraf olabilir. Eski zamanlarda çocuk yaşta fark edilen solaklığın giderilmesi gereken bir kusur, bir hastalık olarak görülürdü. Orta çağ Avrupa’sında lanetli insan olarak bile görülürlerdi. Hatta İngilizce sol anlamına gelen ‘‘left’’ kelimesi ‘’zayıf’’ anlamındaki ‘’lyft’’ kelimesinden gelmektedir. Sağ ve Sol Arasında 1:10 Oranı İnsanların yüzde 20'sinde sol ayak, yüzde 30'unda sol göz, yüzde 40'ında sol kulak, yüzde 10'unda ise sol el ağır basıyor.  Peki, sol ve sağ kullanımını belirleyen şeyler nedir? Evrimde bakıldığında bir el üzerinde uzmanlaşmak mantıklıdır. Maymunlar farklı görevler için farklı ellerini kullanırlar. İnsanların ilk ataları olan Neandertaller ise avlanırken baskın olan elleriyle bıçağı tutarlarken dişleriyle koparırlardı. Ön kesici dişlerin yıpranmalarından hangi ellerini ne amaçla kullandıkları araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Yani 1’e 10 oranını ilk bu dönemde rastlıyoruz.  Genetik Faktörler Sağ ve sol ellerin baskınlığı genetikle bağlantılıdır. Fakat genetik bilimciler DNA içerisinde hangi kısımda bu kodun bulunduğunu çözememişlerdir. Yani, solak insanların yüzde 10 oranında olmasının nedeni bulunamamıştır.  Solak Olmanın Yaşamdaki Etkileri Solak olmanın insanın hayatında ne gibi bir etkisi var mı? Kalem, fermuar ya da makas kullanımında zorlanmak dışında tabi ki… Sol baskınlığının beyni ne şekilde etkilediği hala tartışma konusu olarak sürmektedir. İnsan beyninin sağ kısmı vücudumuzun sol kısmını, sol kısmı ise vücudumuzun sağ kısmını kontrol ettiğine göre bu durumun kesinlikle beyinle ilgili bir konu olduğuna işaret ediyor.  Psikolog Chris McManus'a göre, "Sol elini kullananlar bazı bakımlardan daha yetenekli iken bazı alanlarda da dezavantajları olabilir. Solaksanız beyniniz normalden farklı biçimde organizedir ve bu da size başkalarında olmayan yetenekler sunar."  Oxford Üniversitesi profesörü gelişim nöropsikologu Profesör Dorothy Bishop ise solak olmanın otizm ve disleksi gibi rahatsızlıklara ilişkili olduğunu söylemiştir. Ancak mimar ve müzisyenlerin çoğunluğunun solak olmasının ya da solak insanların daha yüksek bir ihtimal taşıdıklarını söylemiş ve solaklığı olumlu görmüştür.  Bir Neden Değil Bir Sonuç Nöropsikolog Dorothy Bishop ise bu tür hastalıklarla ilişkilendirmelerin pek doğru olmadığını da eklemiştir. Down Sendromu, serebral palsi, epilepsi gibi rahatsızlıkların sol-sağ el kullanımı oranı olan 1:10 değil 50:50 olduğunu söylemiştir. Bishop, solak olmanın bir neden olmadığını bir sonuç olduğunu belirtmiştir.  Bishop’a göre, "Sorunları yaratan solaklığın kendisi değil. Solaklık, altta yatan başka bir nedenin belirtisi olabilir. Ama çoğu insanda entelektüel bilişsel gelişim açısından bunun herhangi bir önemi yoktur." Solaklık tartışmaları hala tartışılmaya devam etmektedir ve konuyla ilgili öğrenilecek pek çok vardır. Fakat Queen's Üniversitesi profesörü Peter Hepper'in çalışmalarıyla anne karnındaki bebeğin hareketlerinden doğduğunda hangi elini kullanacağını tespit edebilmektedir. Peter Hepper, anne karnındaki bebeklerin 10’da 9’unun sağ başparmağını emdiğini ve doğduktan sonra da sağ ellerini baskın kullandıklarını tespit etmiştir. Kaynakça: BBC

Sağ ve Sol Arasında 1:10 Oranı

İnsanların yüzde 20’sinde sol ayak, yüzde 30’unda sol göz, yüzde 40’ında sol kulak, yüzde 10’unda ise sol el ağır basıyor.

Peki, sol ve sağ kullanımını belirleyen şeyler nedir? Evrimde bakıldığında bir el üzerinde uzmanlaşmak mantıklıdır. Maymunlar farklı görevler için farklı ellerini kullanırlar. İnsanların ilk ataları olan Neandertaller ise avlanırken baskın olan elleriyle bıçağı tutarlarken dişleriyle koparırlardı. Ön kesici dişlerin yıpranmalarından hangi ellerini ne amaçla kullandıkları araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Yani 1’e 10 oranını ilk bu dönemde rastlıyoruz.

Genetik Faktörler

Sağ ve sol ellerin baskınlığı genetikle bağlantılıdır. Fakat genetik bilimciler DNA içerisinde hangi kısımda bu kodun bulunduğunu çözememişlerdir. Yani, solak insanların yüzde 10 oranında olmasının nedeni bulunamamıştır.

Neden Solak İnsanların Sayısı Daha Az? Dünyanın çoğunluğu sağ elini kullanırken bazı insanlar ise sol ellerini kullanıyorlar ve bu tamamen doğuştan gelen bir özelliktir. Araştırmalar gösteriyor ki, hangi elimizi kullanma eğilimi gösteriyorsak düşünce biçimimiz, duyu organlarımızı kullanımımıza kadar her şey değişik gösteriyor. Yani, sağlak insanlar ve solak insanlar arasında ciddi farklı olabilir. Peki, sağ elini kullanan insanların sayısı daha fazlayken solak insanlar azınlıktırlar? Önce şunu bilmeliyiz ki insanların hepsinin vücutlarında belli ağırlıklar vardır. Örneğin sağ ya da sol kulaktan biri daha iyi duyar, sağ göz sol gözden daha iyi görebilir. Bunu şu şekilde kendinizde de test edebilirsiniz: Telefonla konuşacağınız zaman telefonu hangi kulağınıza tutuyorsunuz ya da duvarı dinlerken hangi kulağınızı dayıyorsunuz? İşte o kulağınız daha iyi duyan taraf olabilir. Eski zamanlarda çocuk yaşta fark edilen solaklığın giderilmesi gereken bir kusur, bir hastalık olarak görülürdü. Orta çağ Avrupa’sında lanetli insan olarak bile görülürlerdi. Hatta İngilizce sol anlamına gelen ‘‘left’’ kelimesi ‘’zayıf’’ anlamındaki ‘’lyft’’ kelimesinden gelmektedir. Sağ ve Sol Arasında 1:10 Oranı İnsanların yüzde 20'sinde sol ayak, yüzde 30'unda sol göz, yüzde 40'ında sol kulak, yüzde 10'unda ise sol el ağır basıyor.  Peki, sol ve sağ kullanımını belirleyen şeyler nedir? Evrimde bakıldığında bir el üzerinde uzmanlaşmak mantıklıdır. Maymunlar farklı görevler için farklı ellerini kullanırlar. İnsanların ilk ataları olan Neandertaller ise avlanırken baskın olan elleriyle bıçağı tutarlarken dişleriyle koparırlardı. Ön kesici dişlerin yıpranmalarından hangi ellerini ne amaçla kullandıkları araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Yani 1’e 10 oranını ilk bu dönemde rastlıyoruz.  Genetik Faktörler Sağ ve sol ellerin baskınlığı genetikle bağlantılıdır. Fakat genetik bilimciler DNA içerisinde hangi kısımda bu kodun bulunduğunu çözememişlerdir. Yani, solak insanların yüzde 10 oranında olmasının nedeni bulunamamıştır.  Solak Olmanın Yaşamdaki Etkileri Solak olmanın insanın hayatında ne gibi bir etkisi var mı? Kalem, fermuar ya da makas kullanımında zorlanmak dışında tabi ki… Sol baskınlığının beyni ne şekilde etkilediği hala tartışma konusu olarak sürmektedir. İnsan beyninin sağ kısmı vücudumuzun sol kısmını, sol kısmı ise vücudumuzun sağ kısmını kontrol ettiğine göre bu durumun kesinlikle beyinle ilgili bir konu olduğuna işaret ediyor.  Psikolog Chris McManus'a göre, "Sol elini kullananlar bazı bakımlardan daha yetenekli iken bazı alanlarda da dezavantajları olabilir. Solaksanız beyniniz normalden farklı biçimde organizedir ve bu da size başkalarında olmayan yetenekler sunar."  Oxford Üniversitesi profesörü gelişim nöropsikologu Profesör Dorothy Bishop ise solak olmanın otizm ve disleksi gibi rahatsızlıklara ilişkili olduğunu söylemiştir. Ancak mimar ve müzisyenlerin çoğunluğunun solak olmasının ya da solak insanların daha yüksek bir ihtimal taşıdıklarını söylemiş ve solaklığı olumlu görmüştür.  Bir Neden Değil Bir Sonuç Nöropsikolog Dorothy Bishop ise bu tür hastalıklarla ilişkilendirmelerin pek doğru olmadığını da eklemiştir. Down Sendromu, serebral palsi, epilepsi gibi rahatsızlıkların sol-sağ el kullanımı oranı olan 1:10 değil 50:50 olduğunu söylemiştir. Bishop, solak olmanın bir neden olmadığını bir sonuç olduğunu belirtmiştir.  Bishop’a göre, "Sorunları yaratan solaklığın kendisi değil. Solaklık, altta yatan başka bir nedenin belirtisi olabilir. Ama çoğu insanda entelektüel bilişsel gelişim açısından bunun herhangi bir önemi yoktur." Solaklık tartışmaları hala tartışılmaya devam etmektedir ve konuyla ilgili öğrenilecek pek çok vardır. Fakat Queen's Üniversitesi profesörü Peter Hepper'in çalışmalarıyla anne karnındaki bebeğin hareketlerinden doğduğunda hangi elini kullanacağını tespit edebilmektedir. Peter Hepper, anne karnındaki bebeklerin 10’da 9’unun sağ başparmağını emdiğini ve doğduktan sonra da sağ ellerini baskın kullandıklarını tespit etmiştir. Kaynakça: BBC

Solak Olmanın Yaşamdaki Etkileri

Solak olmanın insanın hayatında ne gibi bir etkisi var mı? Kalem, fermuar ya da makas kullanımında zorlanmak dışında tabi ki…

Sol baskınlığının beyni ne şekilde etkilediği hala tartışma konusu olarak sürmektedir. İnsan beyninin sağ kısmı vücudumuzun sol kısmını, sol kısmı ise vücudumuzun sağ kısmını kontrol ettiğine göre bu durumun kesinlikle beyinle ilgili bir konu olduğuna işaret ediyor.

Psikolog Chris McManus’a göre, “Solaklar bazı bakımlardan daha yetenekliyken bazı alanlarda da dezavantajları olabilir. Eğer solaksanız beyniniz normalden farklı şekilde organizedir ve bu da size diğerlerinde olmayan yetenekler sunar.”

Oxford Üniversitesi profesörü gelişim nöropsikologu Profesör Dorothy Bishop ise solak olmanın otizm ve disleksi gibi rahatsızlıklara ilişkili olduğunu söylemiştir. Ancak mimar ve müzisyenlerin çoğunluğunun solak olmasının ya da solak insanların daha yüksek bir ihtimal taşıdıklarını söylemiş ve solaklığı olumlu görmüştür.

Bir Neden Değil Bir Sonuç

Nöropsikolog Dorothy Bishop ise bu tür hastalıklarla ilişkilendirmelerin pek doğru olmadığını da eklemiştir. Down Sendromu, serebral palsi, epilepsi gibi rahatsızlıkların sol-sağ el kullanımı oranı olan 1:10 değil 50:50 olduğunu söylemiştir. Bishop, solak olmanın bir neden olmadığını bir sonuç olduğunu belirtmiştir.

Bishop’a göre, “Sorunları doğuran solaklığın kendisi değil. Solaklık, altta olan başka bir nedenin belirtisi olarak görülüyor olabilir. Fakat çoğu insanın entelektüel bilişsel gelişiminde bunun herhangi bir önemi yoktur.”

Solaklık tartışmaları hala tartışılmaya devam etmektedir ve konuyla ilgili öğrenilecek pek çok vardır. Fakat Queen’s Üniversitesi profesörü Peter Hepper’in çalışmalarıyla anne karnındaki bebeğin hareketlerinden doğduğunda hangi elini kullanacağını tespit edebilmektedir. Peter Hepper, anne karnındaki bebeklerin 10’da 9’unun sağ başparmağını emdiğini ve doğduktan sonra da sağ ellerini baskın kullandıklarını tespit etmiştir.

Kaynakça: BBC

Önerilen İçerik: Neden Düşmekten Korkarız?

Rapor Et

kooplogger

Yazar: gramafoniğnesi

''Çünkü sadece gramafon iğnesi müziğe gerçek anlamda dokunabilir.''

23 yıldır okumanın, tefekkür etmenin ve yazmanın peşinde...
Toz tutmuş filmleri ve gramafonla tanışmış şarkıları sever.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları