Mutluluğun Formülü

2012 yılında Birleşmiş Milletler aldığı bir kararla 20 Mart  Dünya Mutluluk Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Bir çok insanın ne saçma bir gün dediğini duyar gibiyim, açıkçası bence de saçma bir gün. Yine de mutluluk üzerine yazmaktan geri duramadım, çünkü  gözlemlediğim kadarıyla bir çok insan mutlu olmak için çabalıyor fakat hep mutsuz. Tabii ki mutluluk kavramı insandan insana değişiyor. Yeryüzünde 7,5 milyar insan varsa, mutluluğundan eminim ki 7.5 milyar tanımı yapılabilir. Demek istediğim mutluluk bize göre, önceliklerimize göre değişir. Çok zeki bir beyle tanışmıştım ve kendisi bana “kasabın mutluluk sırrı” ile alakalı bir hikaye anlatmıştı.  Hikayedeki bütün olay bizim beklentilerimizle alakalıydı. Beklentilerinizi düşük tutarsanız mutlu olursunuz. Ne kadar basit değil mi? İçinde bulunduğumuz dünyada aç gözlü bir şekilde her şeyin en iyisini, en güzelini isterken biraz zor belki ama önce şu soruyu soralım kendimize ne kadar istiyoruz mutlu olmayı? Cemal Süreya “Uçmak için kuş olmak gerekmiyor, küçük sevinçler olsun yeter.” der. Neden bu kuş olma çabamız? İşte 10 madde de kuş olmamızı kolaylaştıracak şeyler,

1.İstekler

Sanırım hepimizin sürekli bir şey istediğini düşünürsek en zor madde bu. Burada demek istediğim  tabii ki ihtiyaçlarımız var, alacağız da sadece kendimize ufak bir soru sorsak olay çözülecek: “Ne kadar önemli?” gibi. İsteklerimizi en az düzeyde tutmamız demek onlara ulaşamadığımız zaman mutsuz olmayacağız demek.

2.Sevdiklerimizin değerini bilmek

 

Hayatımıza hiç kimse tesadüf eseri girmez. Hayatımızda herkesten öğrendiğimiz şeyler var. Mesela bir aşıktan aşkın güzelliğini öğreniriz, sınıfta kalan birinden pişmanlığı, bizi sevmeyen birinden sevilmenin kıymetini… Bu liste uzar gider tabii ki. Bir insan hayatımızdaysa bu bir zaman onu sevdiğimiz veya hala sevdiğimiz için. Onların değerli olduğunu hissettirirsek onlarda bize değerli olduğumuzu hissettirir.

3.Kendinizi tanıyın

Bir çoğumuzun yapamadığı şey bu galiba! Kendinizi tanıyınca her şey daha kolay aslında, duygularımızı, cümlelerimizi ve kendimizi ifade etme şeklimiz bile değişiyor. Tabii burada en önemli soru kendimi nasıl tanıyacağım olur galiba, cevap basit aslında kendinizle baş başa kalın. Mesela kendinize bir kahve ısmarlayın!

4.Hayallerinizden vazgeçmeyin

Bizi ayakta tutan hayallerimiz iken neden vazgeçiyoruz. Her zaman şunu sorun kendinize “Ben bu hayalime ulaşmak için ne kadar çabaladım?”.  Yeterince çabalıyorsanız zaten mutluluk yine sizinle oluyor çünkü biliyorsunuz ki elinizden gelen bu!

5.Deneyimli insanları dinleyin

Hiç birimiz nasihat almaktan hoşlanmıyoruz. Aslında bizlerin nasihat dediği o şey bir gün gelip suratımıza tokat gibi çarptığında üzülerek “haklıymış!” diyoruz.  Her zaman aldığınız nasihatler doğrultusunda hareket edin diyemem ama nasihat veren kişiyi dinleyebiliriz. O kişi bunu bizim kötülüğümüz için söylemiyor. Demek istediğini dinleyin bir köşede dursun , neyin ne zaman lazım olacağını bilemeyiz.

6.Kendinize saygı duyun

İnsan önce kendine saygı duymalı, başkasının size yaptığı bir davranıştan rahatsızsanız önce ben bu davranışı yapıyor muyum diye kendinizi sorgulamanızı tavsiye ederim. Karşı tarafı yargılamak kolaydır. Karşı tarafa saygı duymakta, kendimize ne kadar saygılıyız?

7.Sevdiğinizi söylemekten korkmayın

 

Birine sevdiğini söylemek neden bu kadar zor? Bu sadece ikili ilişkilerde değil annemize, babamıza, arkadaşlarımıza neden seni seviyorum diyemiyoruz?  Sevgi de mutluluk gibi evrensel bir duygudur. Sevdiğinizi söylemekten korkmayın.  Karşı taraftan da sevildiğinizi duymak inanın çok iyi geliyor.

8.Şeffaf olun

Doğal olmaktan korkmayın, İnsanlar için değişmeyin bırakın sizi siz olduğunuz için sevsinler. Siz ne kadar şeffaf olursanız “sen çok değiştin” cümlesini duymanız o kadar zor olur. Tabii ki düşüncelerimiz değişir, önemli olan karakterimizin kusurlarıyla sevile bilmesi. Farklı olabilirsiniz, bundan korkmayın.

9.Gülmekten korkmayın

Ağır adam imajı çizeceğim diye bu kadar kasmayın, gülmek  en sert kalpleri bile yumuşatır. Karşımdaki güldüm diye beni yanlış anlar mı acaba diye düşünmeyin bile.  Gülmek özgürlüktür. Tadını çıkarın.

10.Yaşamdan zevk almak

Dünyada  zıtlıklar olmasa yaşamdan öğreneceğimiz hiçbir şey kalmazdı sanırım. Yaşam zıtlıklarla güzel, farklı düşünceleri dinleyin faklı kişileri tanıyın hiç çekinmeyin.  Ben dost kazığı çok yedim, insanlara güvenmiyorum mu diyorsun? Deneyimlemiş oluyoruz. Yaşam deneyimlerle güzel.


Bonus: Hata yapmaktan korkma

Müjdat Gezen  “Hatasızlık kadar kötü bir şey yoktur. Zaten hatasız diye bir şey de yoktur. Ama eğer bir insan “Ben hatasızım.” diyorsa, ya hayatında hiçbir şey yaşamamıştır. Yada hata yapacak şansı bir türlü olmamıştır.” diyor. Yani hata yapmaktan korkmayın.

Basit kalın, mutlu kalın.

kooplog.com kurucu ortağı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir