KÜÇÜK VE MUTLU DÜNYA’MA GELEN KÖKLÜ VE BÜYÜK DEĞİŞİM

Annemin ve babamın ilk çocuğu; babaannem, anneannem ve dedelerimin ilk torunu olarak dünyaya geldim. Belirli bir süre herkesin gözbebeği ve biriciği olan ben bunun sonsuza kadar bu şekil de devam edeceğine inanıyordum. 7 yaşımdayken bir kardeşim olacağı haberini ilk aldığımda ki ilk hissim hissizlik olmuştu. Annemin karnının büyümesi veya kardeşimin annemin karnına attığı ve o zamanlar ailemizi çok mutlu eden ilk tekmelerini ben pek de önemsemiyordum. Kardeşimin gelişinin hayatımızda ki hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini hatta bir süre durup gideceğini bile düşünüyordum. Annemin karnında bir bebeğin olması düşüncesi bile o zamanlar bana fazlayken o bebeğin kardeşim olacağı ve hayatımızı kökten değiştireceğini anlamam olanaksızdı.

Kardeşimin doğacağı gün etraftaki telaş huzurlu ve sakin ev yaşantımda ilk kez gördüğüm bir telaştı. O gün evden iki kişi olarak ayrılan annem ve babam eve üç kişi olarak döndüklerinde ve yanlarında yeni doğmuş bir kız bebek gördüğümde ilk hissim uyanmıştı. Kız kardeşime duyduğum ilk his şefkat olmuştu. Bu his bazen yerini kıskançlığa bazen nefrete bazen öfkeye ama çoğu zaman sevgiye bırakıyordu. İlk çocuk ve ilk torun olarak dünyaya gelen ben ilk başlarda, yeni gelen ve benim gibi koşulsuz sevilen bu bebeğe karşı tarifsiz bir kıskançlık duygusu besledim. Tek sevilenken artık tek sevilenin ben olmayacağım düşüncesi bile beni oldukça korkutmuştu. İlginin kız kardeşime verilişi bile benim kıskanmam için yeterli bir sebepti. Yerli yersiz sinirlenmelerim, küsmelerim evde oldukça normal karşılanıyor hatta sevgiyle kucaklanıyordum. Kardeşimi kıskandığımı katiyetle kabul etmiyor sinirimi ve küsmelerimi kendimce başka sebeplere bağlıyordum. Annem ve babam ellerinden geldiğince bana açıklama yapmaya ve sevgilerini fazla fazla göstermeye gayret etseler de yaşımın verdiği hassasiyetle anlatılanları duymuyor, sevgilerini görmüyordum.

Kardeşimle ilk yalnız kaldığımızda onu ilk gördüğümde neden şefkat hissettiğimi anlamıştım. Yanımızda birileri varken ona odaklanmıyor, onu sevmeye bile çalışmıyor kendimi yanımızda bulunan kişilere göstermeye, ilgilerini kardeşimin üzerinden alıp kendi  üzerime çekmeye uğraşıyordum ama ilk yalnız kalışımızda kendimi sevdirecek, ilgilerini üzerime çekecek kimse kalmadığında onun ne kadar sevilesi ve küçük olduğunu ne kadar korunmaya muhtaç olduğunu fark etmiştim. O gün, o ilk yalnız kaldığımız gün ona olan sevgimin, şefkatimin, merhametimin hiç bitmeyeceğini hatta çoğalacağını fark etmiştim.

O günden sonra kardeşimin olmasının ne kadar büyük bir ayrıcalık olduğunu fark ettim. Hep ve koşulsuz destek, sevgi, anlayış…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.