Küçük meme, cana can katan candır!

Her insanın; kadın veya erkek, hayalinde beğendiği bir çift meme figürü vardır. Benim kişisel tercihim, doğduğum saatten itibaren küçük memeler olmuştur. Annemi emmeyip, teyzemi emişim de bunun kanıtı olarak, ileri sürülebilecek delil olduğunu söyleyebilirim. Hedonist yapım, bokumdan belli olacak kadar kör gözüne parmak olmuş açıkcası… Özellikle, üzerine dikkat çekmek istediğim ana tema; özgüven… Ülkemizde nüdist (çıplaklar) kamp olsaydı belki, özgüven konusunda kat edeceğimiz yol, hayal edilemeyecek kadar çok ve daha sağlıklı bir düşünce yapısının kapılarını aralayabileceğini iddia edebilirdik… En azından, dünyadaki birçok örnek, hayal ettiğimiz bu düşünceyi destekler nitelikte!

Meme konusunda fetişit bir insan değilim. Her memenin kendi güzelliği ve çekiciliği olduğunu her zaman itiraf etmiş biri olarak, kişisel tercihlerimin, ön yargı niteliğinde olmadığının altını rahatlıkla çizebilirim. Kadınların, en önemli cinsel objelerinden biri olan meme, bir kadını tanımak ve onun hakkında fikir sahibi olmak için önemli bir anekdot.

Ben ve benim gibi küçük meme seven bir çok erkeğin dışında, kadınların küçük meme konusunda, yine bir çok erkekte küçük penis saplantısı olduğu gibi, küçük memeden hoşlanmadıklarını Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr.Defne Erkara’ nın web sitesinde (1) okuduğumda, konunun epey teferruatlı olduğunun farkındalığını yaşadım.

Erkara; Bunca yıllık meslek hayatımda pek çok küçük memeli kadınla konuştum. Şikayetler bir yerden sonra birkaç maddede toplanıyor:

eşimin yanında soyunamıyorum

aynaya bakınca kendimi güzel hissetmiyorum  

giydiğim yakışmıyor    

uygun mayo, bikini bulamıyorum  

dolgulu sütyenlerden bıktım  

özgüvenim azaldı     

kendimi kadın gibi hissetmiyorum

Bu şikayetlerden bir veya bir kaçını geçmişte bana asistanlık yapmış bir bayan arkadaşımdan bizzat duymuşluğum var.  Memelerinin çok küçük olması nedeniyle rahatsızlık duyduğundan, dolgulu sütyen kullandığını söylemişti. Ben de, memelerinin harika, yani küçük olmasının güzelliğinden bahsederek, Türkiye’ de çıplaklar kampı olsa, mutlaka oraya gidip, gururla sergileyebileceğinin altını çizerek söylemiştim. Bu sözlerime şaşırmaması imkansızdı ve öyle de oldu! Gerçekten mi dediğinde, yüzümdeki ciddiyet, sözleriminin arkasında olduğumu destekliyordu. Kendisinden sütyenini çıkarmasını rica edip, ki beni kırmadı, dakikalarca o iki güzelliğe baktığımı dün gibi hatırlıyorum.

Zevkler ve renkleri tartışmak için bir başlık üretmedim. Herkesin zevki, beğenisi kendine has özellikler taşır. Fakat, küçük memeli kadınların bundan rahatsızlık duymak yerine, taşıdıkları bu güzellik madalyasını, utanmadan ve çekinmeden taşımaları gerektiğini; hatta her şeyin, küçüğünün daha güzel olduğunu hatırlatmak istiyorum. Örneğin ben, aletimi elime alıp ölçerek; sonra porno filmlerdeki aletlerin ölçüleri ile kıyaslama yapmak aklıma gelmez. Elimdekinin değeri, benim özgüvenimle ilgili çünkü…

Erkara’ nın da özetlediği şikayetlerin en dikkat çekeni özgüven! Sayılan şikayetlerin de ana unsuru bence. Tekrar dikkatli okuduğumuzda, özgüven sorunu ortadan kalktığında, diğer altı maddenin hiçbir hükmü kalmıyor…

Natüralist yaşam felsefesinin ya da nüdist yaşam felsefesinin kişiler üzerindeki olumlu etkilerinden bir tanesi de özgüven duygusunun yeniden hayata geçirilmesidir. Natüralist yaşam felsefesine dair yazılarımda, özgüven konusuna birçok defa değinmiş, felsefenin amaçlarından bir tanesinin bu olduğunun altını çizmiştim. Şişman, zayıf, büyük veya küçük meme, penis boyutu, selülit gibi özelliklerimizle karşı kıyaslama yaparak, bedenimize küsmek yerine; kendimize özgü unsurlar ile bedenimizle barışmamız gerekiyor. Bedenimizle her ne kadar barışık bir hayat sürebiliyorsak, özgüvenimiz de o oranda artarak yaşamdan keyif almamıza ve mutlu olmamıza neden olacaktır.

Emperyalizmde insanların mutluluğu metaya bağlandığı için, özgüven, kapitalizmin baş düşmanı haline gelmiştir. Barışık olabileceği tek nokta, sizin özgüven kazanmanız için, size önerdiği metadır.

90-60-90 ideal meme (!), nasıl ve neye göre hesaplandığı belirsiz olarak kadınlara sunulur. Şuh ve şehvet kokan kadınlar, filmlerde hep iri memelidir… Tahta göğüslü, şuh ve şehvet kokan bir kadın filmlerde göremezsiniz! Gören varsa, bana bu filmin link veya adını yollamasını isterim.

Küçük meme, cana can katan ve benim hayatımın güzelleşmesine katkı sağlayan en büyük güzellik. Şiirin dörtlüğü gibi; derin anlamlar içeren ve defalarca okunduğunda düşünceleri zenginleştiren bu küçük memeler, kendisine karşı yöneltilmiş tüm emperyalist baskılara bir duruştur aynı zamanda. Ve bir kadının güzelliği, çekiciliği, seksiliği, şehveti; kendisinde duyduğu o özgüvende yattığına inanan biri olarak, her kadının varlığının kendine has olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

22 Ocak 2021, Ankara

(1) https://www.defneerkara.com/kucuk-memeli-kadinlarin-hisleri.html

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.