"KÖŞESİ KIRIK BANK"

KÖŞESİ KIRIK BANK

       Hiç ezbere bidiğiniz yollarda bir yabancı gibi yürüdüğünüz oldu mu? Her zaman çikolata aldığınız marketin size yabancılaştığı ya da köşedeki terzi Saime teyzeye selam verseniz de konuşacak iki lafınızın olmadığı… Caminin yanında ki parkta hiç sallanmamışsınız, her zaman gökyüzünü izlediğiniz köşesi kırık bankta hiç oturmamış gibi hissettiğiniz… Her zaman gördüğünüz ağacın dallarının daha farklı yaprak açtığını düşündüğünüz…

       Böyle zamanlar da sorgulamamız gereken şey ne sizce? Nedir bizi bu kadar yabancı kılan? Biz miyiz değişen yoksa yürüdüğümüz sokaklar mı? Yürüdüğümüz sokaklar hala aynıyken her zaman oturduğumuz bankın köşesi hala kırıkken değişenin biz olduğunu kabullenmek  mecburiyetinde hissediyorum. Çünkü fark ediyorum ki gittiğim her yer çok tanıdık ama bir o kadar yabancı artık. Yabancılaştığımı hissediyorum her şeye, en çok da kendime, kendi içime…

       Doğru bildiklerim yanlış çıkmış, yerli yerinde olan her şey ise alt üst olmuş sanki. Bildiklerimin yanıldıklarıma yetmediği noktadayım! Şimdi ne bir adım gidebiliyorum ne de olduğum yer benim meskenim artık. Sağım solum, kendi uzuvlarım bile farklı geliyor bana. Değişmek, dönüşmek zorunda olduğum gerçeğiyle yüzleşmek değil bu, değiştiğimi fark etmek! Bir anda aynaya baktığımda gördüğüm  simanın ben olmadığıyla yüzleşmek. Gözlerimi istediğim kadar ovuşturayım nafile sanki. Ben ben olmaktan çıkmışım da gidecek yerim kalmamış…

       Ben eski ben olmak istesem de imkansız artık. Eski benliğimden kalanlar yeni parçalarımı kabullenmekte oldukça zorlansa da biz bu değiliz dese de ne değişir artık? Yeni  gelenleri atsam da benden eskinin yeri hep boş kalacak. Yarım, yaralı, eksik olacak… Bu sefer de eksikliğine ağlayacak…

       Benden kopup gidenlerin yerine gelenlerin kaynama süreciyken bu kadar ağrılı olan kırıklarım  durdurmuyordur belki de olduğum yerde? Şimdi yeni bir mesken arıyorum kendime hem oturduğumda farklı bir gökyüzüne bakacak hem de bankın köşesi hep kırık kalacak. Hem bana eskiyi hatırlatacak hem de hayaller kurduracak. Hem her zaman bir tarafı aynı kalacak hem de sürekli bana yeniliği çağrıştıracak.

       Eğer olur da bir caminin  yanında ki parkta üstüne kocaman bir çınarın gölgesinin düştüğü, gökyüzünü izlemeye elverişli, köşesi kırık bir bank göreniniz olursa bana haber edin olur mu(?).

Tuğba ŞAHİN

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.