Konuşulması Gereken Konular

ALGILAR:

Ülke olarak algı yaratmayı sevdiğimiz bence çok açık ortada. Gerek futbol , gerek siyaset , gerek televizyon haberlerimizde sürekli bir algı yaratma , bir grup insanları kötüleme çabası var. Bu bence kötü bir şey. Bırakın Ülke olarak birlik beraberlik içinde olmayı , futbol sahasında bile birlik olamıyoruz. Holiganlık geçekten de insanları küçülten bir tutku bence. Bir şeyin holiganı olmak. Bu bir parti olur , bir futbol takımı olur , ünlü bir vatandaşımızın fan kitlesi olur. Kesinlikle her konuda fazla takıntılı olup onu benimsemek , algı yaratmak , holigana bağlamak iyi değildir arkadaşlar.

Ben ki fanatik bir Beşiktaş taraftarı olarak söylüyorum bunları. Kendim fanatik yerde saklamam lakin holigan değilim. Maça hiç gitmedim ya da takım uğruna hiç kavga etmedim. Sakin bir şekilde yapılacak transferleri ve takımın gidişatını takip edip insanlarla bu konular hakkında konuştum. Hiçbir şekilde bir takımın , bir partinin , bir fenomenin diğer vatandaşlarımızdan daha değerli olduğunu düşünmüyorum. 

EŞİTSİZLİK:

Eşitlik ve Adalet farklı şeylerdir. Aslında Ülkemiz de gayet iyi bir adalet sistemi olması ile birlikte , çok eşitsizlik içerisinde yönetilen bir adalet sistemi olduğu da sır değil. Bir şekilde hak edene ağır cezalar veriliyor ama bazı hassas konularda çok eşit olmayan kararların alındığının da sanırım  hepimiz farkındayız. İnsanların bazılarının yüz bulup da yapmış oldukları yüz kızartıcı ya da şok edici davranışları gördükçe insan içten içe kendi vatandaşından nefret ediyor.

FAYDASIZ KONULAR ÖN PLAN DA:

Okullarda verilen eğitimler yetersiz olmakla birlikte , bazı bölümlerde faydasız konular , önemli konulara kıyasla daha ön planda. Misal bir Grafik Tasarım öğrencisine tarih dersi vermek oldukça gereksiz bir şey. Alakasız dersleri , iyi bölümleri sırf doldurmak uğruna kullanmaları gerçekten çok canımı sıkıyor benim. Şuan son senemdeyim ve Basın Yayıncılık bölümü okumama rağmen bana seçmeli ders olarak sundukları dersler elektronik ticaret , matematik gibi alakasız seçeneklerden ibaret.

GENÇLERE YAKLAŞIM TERS:

Lise çağında olup da üniversite sınavına hazırlanan bir gence olan yaklaşımınız. “Sınavı kazanmanız çok önemli , iyi bir meslek sahibi olmak istiyorsanız çok sıkı çalışmanız gerekiyor , bu sıralara bir daha gelemezsiniz.” Şeklinde olduğu için ders çalışmayı sıkıcı olarak görüyorlar ama yaklaşım olarak “Hayallerinize olan uzaklığınız 120 dakikalık bir sınavdan alacağınız sonuca bağlı , güzel bir bölümde iyi ve seviyeli insanlar ile arkadaşlık yaparak zevkli bir 4/2 yıl geçirebilirsiniz ,  ne yapmak istediğinize ve nerede olmak istediğinize karar verme zamanınız geldi , hayalleriniz sizin ellerinizde.” Şeklinde olsa , emin olun o çocuklar o sınava daha çok eğlenerek ve yine aynı sıkılıkta çalışacaklar.

Lise çağları , hataların yapılması gereken ve çıkarılması gereken çağlardır arkadaşlar. İnsanlarımız  lise çağlarındaki gençleri evlerine hapsedip , bir ilişki ya da bir arkadaş ortamı yapmalarına engel olabiliyor. Tamam temelli özgür bırakmayın , onun da sonunun iyi olmadığını zaten her gün haber sayfalarında görüyoruz. İpin ucunu çok teslim etmeden , mesafeye dikkat ederek uçurtmayı güvenli ama ağaçlara takılma riski de olacak şekilde teslim etmeniz gerekir. Ağaca yaklaştığını düşündüğünüz anda da kontrollü bir şekilde durumdan uzaklaşmasına ve ağaca çarpmasına engel olmaktaki ana destek her zaman siz olun.

Bir çocuğun gelişimindeki ve karakterindeki en önemli etken ailesidir. Siz aile olmayı becerebilirseniz eğer , sizin evladınız da gelecekte sizin göğsünüzü kabartacak şeylere imza atacaktır hiç şüpheniz olmasın.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.